BangsaMoro’nun Talayan Bölgesi Cami İnşa Projesi

BangsaMoro’nun Talayan bölgesinde inşaa edilecek Kubbeli ve Minaresi 11 metre uzunluğundaki Cami aynı anda 150 Müslümanın 108 m²’lik alanda ibadetlerini eda etmelerine imkan verecektir. Cami, Ümraniye İHH Abdulhamid Han ilkokulunun önünde yer alarak oğrenciler ve bölge halkına hizmet edecektir.

 

Proje Bütçesi

70.000,00 EUR (tüm faaliyet ve yönetim giderleri dahil olmak üzere)

Bölge Bilgisi

Resmî adı                             : Bangsamoro (Moro Özerk Bölgesi)

Bulunduğu ülke                   : Filipinler Cumhuriyeti

Yüz ölçümü                          : 96.438 m2

Bağlı bulunduğu ülke         : Filipinler

Nüfusu                                  : 5.000.000 (resmî), 10.000.000 (gayri resmî)

Etnik grupları                       :Maranao, Maguindanao, Iranun, Tausung ve Samal %92, diğer (Yakan, Sangil, Badjao, Kalibogan, Jama Mapun, Palawanon, Kalagan ve Molboglar gibi gruplar) %8

Dini                                        : İslam

ŞİMDİ BAĞIŞ YAP

Genel bilgiler

Filipinler, Güneydoğu Asya’da Filipin denizi ile Güney Çin denizi arasında kalan 7100 civarında takımadadan oluşan bir ülkedir. Moro bölgesi ise Filipinler’in güneyinde kalan bölgedir.  Moro bölgesi, adını o bölgede yaşayan Moro halkından almaktadır. Moro, diğer bir ifade ile Bangsomoro ifadesi ise farklı etnik gruplardan oluşmalarına rağmen Filipinler’de yaşayan Müslüman halkı tanımlayan isimlerdir. Bangsamoro terimi Malay dilinde millet anlamına gelen bangsa kelimesi ve Endülüs’ün Müslümanlar tarafından kaybedilme dönemi olan, Batılıların Reconquista adını verdikleri dönemde İspanyolların Araplara ve Müslümanlara verdiği İspanyolca Moor kelimesinden gelmektedir.

Fiziki yapısı

Bölgede kıyılar düzgün değildir. Çok sayıda nehir ve derenin bulunduğu ülkede, sık ağaçlar, yükseklerde tropikal ormanlar, alçaklarda ise meşe ve çamlar hakimdir. Dağlar kuzey güney doğrultusunda uzanır. Ülke tropikal kuşakta yer aldığı için iklimi sıcak ve nemlidir.

Moro Müslümanlarının diğer nüfusa göre çoğunluk olarak yaşadığı adalar Mindanao, Sulu, Basilan, Tavi-Tavi ve Palavan’dır. Bundan başka Moroların yaşadığı bölgeler Lanao del SurMaguindanaoCotabatoGüney CotabatoDavao del SurSaranganiSultan KudaratZamboanga del SurZamboanga del Norte ve Basilan bölgeleridir

Mindanao, Sulu, Basilan, Tavi-Tavi ve Palavan’ın yüzölçümü 96.438 m2 olarak tüm Filipinler topraklarının %33’ünü oluşturmaktadır.

 

Nüfus yapısı

Filipinler’deki tüm Müslüman nüfusun altı milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Moro halkı Müslüman’dır.

Filipinler nüfusunun %6,5’ini oluşturan Morolar, değişik etnik gruplardan oluşmaktalar. Bu grupların yaklaşık %92’si Mindanao adasının Lake Lanao bölgesinde yaşayan Maranaolar, Cotabato’da yaşayan Maguindanaolar ve Iranunlar, Sulu adalarında yaşayan Tausunglar ve Sulu ile Mindanao kıyılarında yaşayan Samallardır. Bunlar dışında Yakan, Sangil, Badjao, Kalibogan, Jama Mapun, Palawanon, Kalagan ve Molboglar gibi gruplar da vardır

ŞİMDİ BAĞIŞ YAP

Tarihi

Morolar bölgenin yerli halkıdır ve İslamiyetle 9. yüzyılda Arap tüccarların bölgeye gelmesi ile tanışmışlardır. İslamiyet bölgede hızla yayılmış, hatta birkaç İslam Sultanlığı kurulmuştur. 16. yüzyılda bölgeye İspanyol sömürgecilerin gelmesine kadar Müslümanlar Mindanao adasının büyük bölümüne hakim olmuşlardır. Daha sonraki dönemde Moro halkı sırası ile İspanyol ve ABD kontrolüne girmiştir.

Güneydoğu Asya’da Güney Çin Denizi’yle Büyük Okyanus arasında kalan takımadaların oluşturduğu Filipinler’de 4 milyona yakın Müslüman vardır ve ülke nüfusunun % 5,4’ünü oluşturmaktadırlar. Filipinli Müslümanlar değişik etnik unsurlardan oluşmakta ve çoğunluğu Moro ve Mindanao adalarında yaşamaktadır. Moro Müslümanlarının yaşadığı adalar asıl Filipin adalarından ayrı bir grup teşkil etmektedir ve bu adalar, Filipinler tarafından ABD’nin de yardımıyla 1946’da işgal edilmiştir.

Filipinler’in güneyinde bulunan ve Müslümanların yoğun olarak yaşadığı Moro, Mindanao ve bunlara bağlı bazı adalarda 1970’ten bu yana Müslümanlar tarafından bağımsızlık mücadelesi verilmektedir. Müslümanların bağımsızlık mücadelesini koordine etmek üzere ilk ortaya çıkan hareket 1972’de kurulan Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (Moros National Liberation Front/MNLF)’dir. Bu cephenin liderliğini kuruluşundan sonra Nur Misvari üstlendi. Hareketin kuruluşunda Misvari’den sonra gelen ve Kahire’de İslami ilimler eğitimi görmüş olan Selamet Haşim ise MNLF’nin lideri Nur Misvari’nin laik bir anlayışa sahip olduğu gerekçesiyle, 1977’de bu hareketten ayrılarak Moro İslami Kurtuluş Cephesi (Moro Islamic Liberation Front/MILF) adında bir başka örgüt kurdu. Bu ayrılma olayında MNLF’nin 1976’da Filipinler hükümetiyle Libya’nın Trablus kentinde bir ateşkes anlaşması imzalamasının da önemli etkisi oldu.

Trablus’ta gerçekleştirilen ateşkes 1980’de bozuldu ve silahlı mücadele tekrar başladı. Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF) 12 yıl süren mücadeleden sonra Ekim 1992’de Filipinler hükümetiyle ateşkese gitti. 16 Nisan 1993’te de Endonezya’da “barış” görüşmeleri başlatıldı. 7 Kasım 1993’te bir ateşkes anlaşması ve bir de İlkeler Anlaşması imzalandı.

Sonuçta üç yıldan fazla süren görüşmelerden sonra Moro ve Mindanao adalarının bulunduğu Güney Filipinler’e MNLF öncülüğünde özerklik verilmesi üzere bir anlaşma imzalanması konusunda ittifak sağlandı. Bu konuda hazırlanan ilk barış anlaşması taslağı da 23 Haziran 1996’da Güney Filipinler’in Davao kentinde parafe edildi. 2 Eylül 1996 tarihinde de bu anlaşma Endonezya’nın başkenti Jakarta’da taraflarca imzalanarak resmen uygulamaya geçirildi.

Anlaşma, Güney Filipinler’deki 14 bölgeye özerklik verilmesini öngörüyordu. Ancak ilk geçiş döneminde MNLF’nin bu 14 bölgenin yönetiminde herhangi bir rolü olmayacaktı. Sadece Barış ve Kalkınma Meclisi adı altında bir meclis oluşturulacak ve başkanlığına da Nur Misvari getirilecekti. Bu meclis bölgedeki yerel yönetimlere sadece bazı tavsiyelerde bulunabilecekti. Bu tavsiyelerin uygulanması zorunluluğu olmayacaktı. Barış ve Kalkınma Meclisi’ne bağlı olarak Müslümanların dini işlerinin koordinasyonuyla ilgilenmek üzere bir Fetva Dairesi oluşturulacaktı. Bu dairenin yetkilileri söz konusu meclisin başkanı tarafından atanacaktı.

Barış ve Kalkınma Meclisi’nin görev yapacağı geçiş dönemi üç yıl sürecekti. Bu sürenin bitiminde söz konusu 14 bölgede referanduma gidilerek halktan “özerkliği mi yoksa Manila yönetimine bağlı kalmayı mı” istedikleri sorulacaktı. Bu referandumda halkının çoğunluğu özerkliği isteyen bölgelere tam özerklik verilecekti.

Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF) ve radikal görüşleriyle tanınan Ebu Seyyaf grubu Barış ve Kalkınma Meclisi’ne idari ve siyasi açıdan hiçbir yetkinin verilmemesi ve söz konusu 14 bölgeye özerklik verilmesinin referandum şartına bağlanması dolayısıyla karşı çıktılar. Bölgede 1946’dan bu yana uygulanan nüfus kaydırma politikası sebebiyle özerklik verileceği bildirilen 14 bölgenin çoğunda Hıristiyanların oranı artmış durumdaydı. Bundan dolayı anlaşmanın imzalandığı tarihteki yorumlarda referandumdan “özerklik” lehine oy çıkacak bölge sayısının 4’ü geçmeyeceğine dikkat çekiliyordu. Bu sebepten sözü edilen gruplar özerkliğin referandum şartına bağlanmasına karşı çıkıyorlardı. Ancak anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte MNLF gerillaları büyük ölçüde bağımsızlık mücadelesinden tecrit edilmiş oldular. Bu yüzden MILF ve Ebu Seyyaf grubuna mensup mücahitler hükümet kuvvetleri karşısında yalnız bırakıldılar. Bu durumda bağımsızlık mücadelesini sürdürmeleri zorlaştı. Dolayısıyla MILF de 17 Temmuz 1997 tarihinde Filipinler hükümetiyle bir ateşkes anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaya göre Filipinler hükümeti MILF’nin gerilla kamplarına yönelik saldırılarını durduracak, MILF de silahlı eylemlerine ara verecekti.

Malezya hükümeti kurulacak özerk Moro yönetimine ekonomik açıdan destek vereceğini açıkladı. O zamanki Malezya Dışişleri Bakanı Abdullah Bedevi, Filipinler yönetimiyle MNLF arasında bir barış anlaşması imzalanmasını olumlu bir gelişme olarak gördüklerini ve kurulacak Moro yönetimine yardımcı olacaklarını bildirdi. Malezya başbakanı Dr. Mahathir Muhammed de konuyla ilgili açıklamasında Malezya şirketlerini Güney Filipinler bölgesine yatırım yapmaları için teşvik edeceklerini ifade etti. Mahathir Muhammed, Güney Filipinler bölgesinin doğal zenginlikler açısından Malezya’nın bazı bölgelerinden daha zengin olduğunu ancak güvenlik sorunu yüzünden kimsenin bölgeye yatırım yapma cesareti gösteremediğini de dile getirdi.

Anlaşmanın imzalandığı tarihte böyle bir havanın oluşturulmasına rağmen Filipinler hükümeti taahhütlerine sadık kalmadı. Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF) anlaşmayla bir bakıma kendini Filipinler hükümetine teslim ettiğinden onun anlaşmaya uymayan tavırları karşısında fazla bir şey yapamadı. Anlaşmanın uygulamaya geçirilmesi konusunda herhangi bir uluslararası gözetim olmadığından da Filipinler hükümeti kendini rahat hissediyordu.

Filipinler hükümeti 2000 yılının yazında Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF)’nin Ebu Bekri Sıddık kampı adı verilen askeri kampına bir askeri operasyon düzenledi. Bu kamp adı geçen hareketin merkezi gerilla kampı olarak biliniyordu. Filipinler yönetimi bu saldırıyla aynı zamanda sözünü ettiğimiz ateşkes anlaşmasını da ihlal etmiş oluyordu. MILF’nin lideri Selamet Haşim yaptığı açıklamada Filipinler hükümetinin imzaladığı hiçbir anlaşmaya bağlı kalmadığına dikkat çekti ve Bangsamoro bölgesinde devam eden çatışmaların tek sorumlusunun Filipinler yönetimi olduğunu dile getirdi. Selamet Haşim, Filipinler hükümetinin Moro ve Mindanao’daki Müslüman halkın kendi kendini yönetme haklarını kabul etmeyerek ve silahlı saldırı yolunu seçerek çatışmaların devam etmesine sebep olduğunu ifade etti.

Selamet Haşim, insanları rehin alarak bir şeyler yapma metodunu asla kabul etmediklerini ve buna kesinlikle karşı olduklarını da ifade etti. Bu arada MILF’nin bugün Mindanao adasına özerklik verilmesi için BM gözetiminde, hileden uzak bir referanduma gidilmesini savunduğunu da hatırlatalım.

Ülkenin diktatörü Marcos, bağımsızlık mücadelesini başlatan Müslümanlara toplu katliamlar uyguladı. Bu katliamlarda 10 bini kadın ve çocuk olmak üzere toplam, 50 bin Müslüman katledildi.

Moro’daki bağımsızlık mücadelesinin başladığı tarihten bu yana taraflardan toplam olarak 125 binden fazla insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Bu gruba mensup milisler zaman zaman Filipinler yönetimine isteklerini kabul ettirmek ve Moro meselesini gündeme getirmek için rehine alma eylemleri gerçekleştiriyorlar.

Ebu Seyyaf grubunun gerçekleştirdiği birtakım rehin alma olaylarıyla bağlantılı olarak oluşan olumsuz hava, Moro cephesinin prestijine dünya kamuuoyu nezdinde zarar verdi.

Ekonomik yapısı

Filipinler nüfusunun 6/7’si, Moro halkın da büyük bir kısmı tarımla uğraşmaktadır. Bölgenin ihraç ürünleri pirinç, şeker, hindistan cevizi, kenevir, kereste, tütün ve tropikal meyvelerdir. Bölge yeraltı kaynakları bakımından da oldukça zengindir. Mindanao adasında demir, kurşun, çinko ve krom; Palavan’da cıva ve krom çıkmaktadır.

Moro bölgesi bölgeye Batılıların gelmesi ile başlayan sömürgeleştirme sürecinden sonra, ABD yönetimi döneminde ve hatta Filipinler Cumhuriyeti döneminde ekonomik anlamda çok gerilemiştir. Mindanao adası tarım, maden ve orman kaynakları bakımından sömürülmüş, halkın eğitimine yeterince önem verilmediği için halk işsizlik ve fakirlik sorunu ile baş başa kalmıştır.

1912 yılında tarım kolonileri kurulmuş ve Müslümanların yaşadıkları topraklar Hıristiyanların işgaline uğramış ve bu topraklar onlara ayrılmıştır. Bu tarihten önce Mindanao ve Sulu’daki toprakların büyük bir bölümüne sahip olan Müslümanlar, 1972’de %30’una, 1982’de ise %17’sine sahiptiler. Bu durum toprakların çok büyük bir hızla Müslümanların elinden alındığının bir göstergesidir.

  1. yüzyılın başında Filipinlerle anlaşma imzalayan bazı Amerikan şirketleri bölgeye geldiler ve ananas, kauçuk gibi çeşitli ürünlerin üretimi ile ilgilendiler. 1945’ten sonra muz, şeker kamışı, kahve gibi ürünlerin yanında madencilik ve balıkçılık da ülkede hakim gelir kaynaklarıydı. Ancak bu gelir kaynakları Batı’nın ihtiyaçları için tahsis edilmişti. Halk dışarıya ihraç ettiği ürünlerden hak ettiği payı alamıyordu. Zaten bir süre sonra Müslümanlar bu topraklarda işçi konumuna düşmüşlerdi.

Bugün de Moro bölgesinde sömürge döneminin gölgesi hakim. Kendilerine ait hak, hukuk, eğitim vs. düzenleri olmayan Müslümanlar ekonomik anlamda sıkıntı çekmeye devam ediyorlar. Ellerinde yeterli imkanları olmadığı için balıkçılık gibi imkanlardan da yeterli verimi alamıyorlar. 2000 yılında otonom bölgeyi oluşturan dört ana bölge Filipinlerin en fakir 10 bölgesindendi. 2003’te otonom bölgedeki fakirlik oranı %45’ti. Bu tarihte ikinci fakir bölge olan Maguindanao dışındaki diğer üç bölge olan Lanao del SurSulu ve Tawi-Tawi en fakir 10 bölge dışında kalmayı başardı. Müslümanların devlet dairelerinde temsil edilme imkanları çok az olduğu için de ekonomik anlamda haklarını elde edemiyorlar. Bağımsızlık taleplerinin şiddetle bastırılması ve zaten Filipinler’de hakim olan baskıcı rejim Müslümanların ekonomik anlamda refahına müsaade etmiyor. Filipinler’deki çatışmalardan ve baskılardan dolayı da komşu ülkeler bu bölgeye yatırım yapmaya çekiniyor. Bölgenin ekonomisi gelişmeye müsait olmasına rağmen Filipinler hükümeti ve bağımsızlık talep eden Moro grupları arasındaki çatışmalar güvenlik sorununun yanında sosyal diğer sorunları da beraberinde getirdiği için ekonomi olumsuz yönde etkileniyor. Tüm bu sebeplerle Moro bölgesi ancak çatışmaların, kavgaların bittiği zaman refaha kavuşacağa benziyor. Çatışmalar da ancak Moro Müslümanlarının hak ve hürriyetleri kendilerine iade edildiği zaman sona erecektir.

İhtiyaç

Müslüman nüfusun yaşadığı Mindanao Adası Filipinler’in geri kalmış bölgelerinin başında gelmektedir. Bu bölge üzerindeki Müslümanların ibadetlerine cami içerisinde yerine getirebilmeleri adına cami projesine ihtiyaç vardır.

Bölgedeki Müslümanların  Cuma,Bayram ve Teravih namazlarını kılmak için gidebilecekleri bir camileri olmadığından bu cami inşasını yapılması ile halkın ibadetlerini camide yapmasının önünü açacaktır.

Amaç

Bölgedeki Müslüman halkın ibadetlerini cemaatle eda edebilecekleri camilere ihtiyaç duymaktadırlar. Ancak hâli hazırda camileri olmadığından cami inşa projesine ihtiyaçları vardır. Dolayısıyla bölge halkı özellikle Cuma ve Bayram namazı gibi birlikte eda edilmesi gereken ibadetlerini daha iyi bir şekilde gerçekleştirebilmeleri için bu projeye ihtiyaçları vardır.

Bu proje ile aynı zamanda gençlerin, bireylerin Kur’an ve sünnet gereğince yaşamalarını sağlamak. Cami ilim halkaları sayesinde yetiştirilmesine de imkan sağlanılacak. Tamamen hayırseverlerin bağışı ile hayat bulacak olan bu projeye sahip çıkmak Moro’nun İslâmî geleceğini kimsesiz bırakmamaktır. Ayrıca bu proje ile Moro ve Türkiyede’ki Müslümanların kardeşlik bağınıda geliştirmeye yardımcı olacaktır.

Kapsam

Bu proje ile 2019’de hizmete girecek olan cami 108 m².  olup yaklaşık aynı anda 150 kişinin ibadet edebileceği ve yetim çocukların İslami eğitim görebilecekleri tek minare, kubbeli bir cami inşa edilecektir. Cami’nin yapılacağı yer Moro’nun Talayan bölgesinde olacaktır.  İnşaat başlangıcından sonra 6-8 ay içerisinde tamamlanması planlanmıştır. Bölgede yaşayan halkın hepsi Müslüman olmakla beraber bu cami projesinden faydalanacaktır.

Yer Bilgisi

Linamunan, Talayan, Maguindanao, Filipinler bölgesinde inşaa edilecektir. Koordinat bilgisi, 6°53’36.9″N 124°18’32.4″E. Şehre uzunluğu 20 Km

Detay Bilgiler
Çalışma Bölgesindeki Nüfus 7.000 Kişi
Yaş Dağılımı 25,00 % 0 – 14 Yaş

40,00 % 15 – 24 Yaş

30,00 % 25 – 54 Yaş

5,00 % 55 – 64 Yaş

Okur Yazar Oranı 35 %
Geçim Kaynakları Tarım

Hayvancılık

Uluslararası Yardımlar

Dini İnançlar 100,00 % Müslüman
İstifade Eden Kişi Sayısı 3.000 Kişi
Beklenen Temel Faydalar Eğitim İhtiyaçlarının Karşılanması

İbadet İmkanlarının İyileştirilmesi

Bağış Katkısı ve Farkındalık Sağlanması

Referans Projeler / Önceki Tecrübeler

  • 2017/7455 Moro’nun Maguindanao şehrinde inşaa edilecek Kubbeli ve Minaresi 11 metre uzunluğundaki Cami aynı anda 150 Müslümanın 108 m²’lik alanda ibadetlerini eda etmelerine imkan verecektir. Cami hazır kompleks alanı içerisinde yer alıp Haticetü’l Kübra ve Akıncılar yetimhanelerine komşu olduğu gibi yemekhane binasının da önünde olacaktır.
    Moro’nun Maguindanao şehrinde inşaa edilecek Kubbeli ve Minaresi 11 metre uzunluğundaki Cami aynı anda 150 Müslümanın 108 m²’lik alanda ibadetlerini eda etmelerine imkan verecektir. Cami hazır kompleks alanı içerisinde yer alıp Haticetü’l Kübra ve Akıncılar yetimhanelerine komşu olduğu gibi yemekhane binasının da önünde olacaktır.

Facebook'da Paylaş