Kurban’ın rahmeti tüm dünyaya yayılsın diye hazırlıklarımıza başladık. Kurban vekaletlerinizi, 28 yıldır olduğu gibi bu yıl da, İHH ile dünyanın dört bir tarafına ulaştırabilir, sizi bekleyen yüz binlerce ihtiyaç sahibinin sevincine ortak olabilirsiniz

KURBAN BAĞIŞINIZI BURADAN YAPABİLİRSİNİZ

Orta Asya ve Kafkasya
Moğolistan, Kırım, Afganistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan

Balkanlar
Macaristan, Bosna Hersek, Kosova, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan (Sancak ve Preşova)

Afrika
Çad (Çad ve Orta Afrikalı Mülteciler), Kamerun, Mali, Benin, Togo, Nijer, Sierra Leone, Burkina Faso, Senegal, Moritanya, Fildişi Sahili, Burundi, Etiyopya, Uganda, Malavi, Sudan (Darfur, Hartum ve Kesele), Somali, Tanzanya, Kenya, Güney Afrika, Eswatini, Mozambik

Ortadoğu
Yemen, Filistin (Gazze ve Batı Şeria), Irak (Musul ve Kerkük), Lübnan (Lübnan ve Filistinli Mülteciler), Cibuti (Yemenli Mülteciler), Suriye

Asya
Bangladeş (Bangladeş ve Arakanlı Mülteciler), Pakistan (Pakistan ve Doğu Türkistan), Endonezya (Açe ve Palu), Tayland (Patani), Hindistan (Hindistan ve Assam), Nepal, Sri Lanka, Filipinler (Bangsamoro), Myanmar (Arakan)

İHH 2019 Kurban’da sizlerin desteğiyle 93 ülke ve bölgede 2 milyon 57 bin ihtiyaç sahibine 51 bin 447 kurban hissesi ulaştırdı. 

Kurbanlarınız nasıl kesiliyor?

kurban-ikonlar-1.png

Kurbanlarını vekâlet yoluyla vakfımıza gönderen hayırseverlerimiz, kurban bedellerini banka hesap numaralarına havale, kredi kartı, posta çeki ile veya vakıf merkezine bizzat gelerek elden, internet üzerinden online bağış veya telefon vasıtasıyla ulaştırır.

kurban-ikonlar-2.png

Kurban hisseleri bağışçıların talebi doğrultusunda, vakfımız tarafından kurban çalışması yapılacak ülkelerin ihtiyaç durumuna göre paylaştırılır.

kurban-ikonlar-3.png

Kurbanlıklar İHH görevlilerince çalışma yapılacak ülke ve bölgelerde kurban ibadeti için gerekli kriterlere uygun olarak satın alınır.

kurban-ikonlar-5.png

Kurban Bayramı’nın birinci günü kurbanlıklar bayram namazı akabinde İslami usullere göre kesilir. Bayramlaşmanın ardından kesilen kurbanlar paylara bölünerek ihtiyaç sahiplerine dağıtılır.

kurban-ikonlar-4.png

Kurban kesimleri tamamlandıktan sonra vakfımız, kurban sahiplerine kısa mesaj yoluyla kurbanın kesildiğine dair geri bildirimde bulunur.


2020 RAMAZAN

İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Covid 19 Pandemisi döneinde ”ŞİMDİ DAYANIŞMA VAKTİ” projesi ile Ramazan çalışmalarını erkene almasıyla Ramazandan 20 gün önce başlayan çalışmalarımız bu sene çok bereketli geçti.

İlimizde bulunan VEFA SOSYAL DESTEK ekipleri ile kordineli olarak gıda paketi ve hijyen paketi dağıtımlarımızı gerçekleştirdik.

Merkez ilçelerimiz ve Aksu, Alanya, Gazipaşa, Korkuteli, Kumluca, Manavgat ve Serik temsilciliklerimizde ekiplerimiz ihtiyaç sahiplerine ulaştılar.

İl içerisinde bağışçılarımız destekleri ile 3000 adet gıda paket dağıtımı gerçekleştirdik.

YETİMLER UNUTULMADI

Merkez ilçemizde ve ilçe temsilciliklerimizde Yetimler ve annelere 150 şer tl değerinde bayramlık hediyeler bayram öncesi ailelere ulaştırıldı.

SON SAHUR EMNİYETLE

Son sahurumuzu Antalya Muratpaşa İlçesinde bulunan ve karantina altında olan Zeytinköy mahallemizde görevli polis memurlarımıza sahurluk ikram ederek geçirdik. Etkinliğimize Antalya İHH başkanımız Mehmet YILDRIM’ın kısa bilgilendirme mesajı ile başladık. Arama Kurtarma Birimimiz, Genç İHH birimimiz, Motorlu ekibimiz ve Gönüllülerimizle güzel bir etkinlik gerçekleştirdik.

KIZILAYA KAN BAĞIŞI

Antalya İHH arama kurtarma birimi mübarek Kadir gecesinde ülkemizin içerisinde bulunduğu pandemi sıkıntısından dolayı azalan kan stoklarına destek vermek amacı ile Kızılaya kan bağışında bulundu.

MAZLUM COĞRAFYALAR UNUTULMADI

Antalya İHH olarak siz değerli bağışçılarımızın Yurtdışı şartlı Zekat Fitre Sadaka Adak-Akika ve Bağışlarınız başta Yemen, Somali, Moro, Arakan, Nijer, Filistin, Suriye ve Afrika olmak üzere mazlum ve mağdur coğrafyalara ulaştırdık. Orada yaşayanların selam ve dualarını sizlere iletiyoruz.

Gazze Hafızlarımız

Yıllardır açık hava hapisanesinde bulunan Gazze halkına desteklerimiz devam ediyor. Gazzede bulunan ve 400 öğrencisi olan MAVİ MARMARA HAFIZLIK OKULUMUZUN hafız başına 1 senelik gideri olan 1200 tlnin projesini üstlendik ve Ramazan içerisinde %75 lik oranını karşıladık. sizlerin destekleri ile bu projenin kalan kısmını Ramazan sonrasında hemen bitirmek ümidindeyiz.

İYİLİK HER ZAMAN VE HER YERDE diyerek çıktığımız bu yolda nice RAMAZAN’larda buluşmak ümidiyle.

Sizlerin destekleri ile Sudan Wad Tuada köyünde yaptırdığımız cami açılışını 2020 Şubat ayı içerisinde gerçekleştirdik. Yapımı takriben 1,5 yıl süren ve maliyeti 44,000 euro olan cami açılışına Antalya’dan Manavgat ilçe temsilcimiz Furkan SARIKAYA katılım sağlamıştır.

Sudan’da yıllarca süren iç savaş bölgedeki insanları ekonomik ve sosyal açıdan derinden etkilemiştir. Kuzey Kurdufan eyaletinin Wad Tuada köyünde mescit bulunmadığından, insanlar en yakını kilometrelerce uzaklıkta bulunan mescide giderek ibadetlerini cemaatle eda etmektedirler. Bu proje ile bölge halkına ihtiyaç duydukları, ibadetlerini huzur içinde yapabilecekleri temiz ve uygun bir ibadethane inşa edilmiştir.

Sudan’ın Kuzey Kurdufan eyaletinin Sudri mıntıkasında bulunan Wad Tuada köyünde inşa edilen cami projemiz kapsamında 250 Müslümanın ibadetini yerine getirebileceği 100 m² tek katlı ve 300 m² avlusu olan bir mescid inşa edilmiştir. Mescid, 100m2’lik halı, ses sistemi, küçük minare, abdesthane ve 2 tuvalet ihtiva etmektedir.

Proje süresi içerisinde yardımlarını ve desteklerini esirgemeyen değerli bağışçı ve gönüllülerimize teşekkür ederiz.

Suriye acil yardım

Çatışmalardan kaçan binlerce insanın sığınağı olan mülteci kamplarında zor günler yaşanıyor. Bölgeye yönelik tehditler sürerken, beslenme ve barınma sorunları giderek artıyor. Suriye halkı desteğinizi bekliyor.

Tehditlerin artması, gıda sıkıntısı ve hastalıklar yüz binlerce kişinin yeniden yollara düşmesine sebep olabilir. 

BAĞIŞTA BULUN

Suriye’de 5 milyon kişi evini terk etmek zorunda kaldı

Reform talepleriyle başlayıp uluslararası güçlerin müdahalesi sonrasında küresel hesaplaşma arenasına dönüşen Suriye’de insani bedel giderek büyüyor. Şimdiye kadar 500 bin kişinin hayatını kaybettiği savaşta 2 milyon kişi sakat kaldı, 5 milyon kişi de evini terk etti.

Şimdi İdlib’de yaşayan 3 milyon kişi yeni bir krizle karşı karşıya. Günlük gıda ihtiyacını bile karşılamakta güçlük çeken çoğu mülteci aile başta hijyen, gıda, un ve çadır olmak üzere temel yaşam malzemelerine ihtiyaç duyuyor.

İHH’nın yardımları devam ediyor

Suriye’deki çalışmalarını 10 koordinasyon merkeziyle sürdüren İHH’nın, kurduğu 6 konteyner kent ve 27 çadır kentte 150 binden fazla insan yaşıyor. 61 fırın, 30 mutfak ile mültecilere yemek hizmeti de veren İHH, 2012 ile 2018 yılları arasında Suriyeli mültecilere 360.605.013 Dolar tutarında yardım ulaştırdı.

Ne yapabilirim?

Bölgeye temel yaşam malzemeleri ulaştıracak olan İHH’nın çalışmalarına sayfanın üst kısmından dilediğiniz miktarda destek olabilir veya SURIYE yazıp 3072’ye göndererek 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

kardesine-cati-ol.jpg.jpg

Savaşın halen devam ettiği bölgede yeni kurulacak yerleşim bölgeleri için yaşam çadırına ihtiyaç var. 7.225 TL bağışlayarak alacağınız yaşam çadırında mat, battaniye, sünger yatak, yastık, su termosu, kumaş elbise dolabı, aydınlatma feneri, halı ve mutfak malzemeleri bulunmaktadır.

BAĞIŞTA BULUN

Gelen bağışlarla inşa edilecek çadırkentin alt yapısı, su depoları, tuvaletleri ve benzer ihtiyaçları da karşılanacaktır.

Değerli İHH dostları

Malum olduğu üzere en son İDLİB’e saldırılardan sonra sınırımıza bir milyon insan daha dayanmak üzere.

Durumları çok vahim. Ve biz Antalya İHH olarak 15 tatilde bizzat kendimiz dağıtmak üzere

🔴Battaniye (temiz olmak şartı ile 2. El kabul ediyoruz)

🔴Halı (temiz olmal şartı ile 2. El kabul ediyoruz)

🔴Kuru Gıda

🔴Un

🔴Yaşam Malzemelerinden

Oluşan en az 2 Tır çıkarmak üzere bir kampanya başlatıyoruz.

Bu kampanyaya desteklerinizi bekliyoruz.

☎Telefon İrtibat: 0533 380 09 58

Online Bağış: www.antalyaihh.org.tr

Hesabın Sahibi:
ANTALYA İNSAN VE HAK VE HÜRRİYETLERİ İNSANİ YARDIM DERNEĞİ IBAN TR130020500000695530300008

GÜLEN YÜZLER PROJE AÇILIŞI

İç İşleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen projemizin açılış programını gerçekleştirdik.

Proje açılış programımıza yoğun bir katılım vardı

Hafızlık yapan bir yetim kardeşimizin Kuranı Kerim tilaveti ile başladı. ,

Antalya İhh Başkanı Mehmet YILDIRIM’ın açılış ve selamlama konuşmasına geçildi.

Başkanımız konuşmasının detaylarında İHH İnsani yardım vakfının Dünya genelinde yaptığı yardımlardan ve Türkiye’nin bu yardımlardan aldığı duağı dualardan bahsetti.

Bu tür projelerin arttırılması ve her mazluma el uzatılması için gerekli alt yapının oluşturlmasına değinen başkanımız konuşmanın sonunda İçişleri Bakanlığına destekleri için teşekkür etti.

Başkanımızın konuşmasının ardından dernek üyemiz İzzettin YILGIN GÜLEN YÜZLER PROJESİNİN kapsamı ve amacı hakkında bilgilendirme konuşmasını gerçekleştirdi.

Dilek ve temenniler ile projemizin sonraki organizasyonlarında görüşmek üzere açılış programımızı bitirdik.

BangsaMoro’nun Talayan Bölgesi Cami İnşa Projesi

BangsaMoro’nun Talayan bölgesinde inşaa edilecek Kubbeli ve Minaresi 11 metre uzunluğundaki Cami aynı anda 150 Müslümanın 108 m²’lik alanda ibadetlerini eda etmelerine imkan verecektir. Cami, Ümraniye İHH Abdulhamid Han ilkokulunun önünde yer alarak oğrenciler ve bölge halkına hizmet edecektir.

 

Proje Bütçesi

70.000,00 EUR (tüm faaliyet ve yönetim giderleri dahil olmak üzere)

Bölge Bilgisi

Resmî adı                             : Bangsamoro (Moro Özerk Bölgesi)

Bulunduğu ülke                   : Filipinler Cumhuriyeti

Yüz ölçümü                          : 96.438 m2

Bağlı bulunduğu ülke         : Filipinler

Nüfusu                                  : 5.000.000 (resmî), 10.000.000 (gayri resmî)

Etnik grupları                       :Maranao, Maguindanao, Iranun, Tausung ve Samal %92, diğer (Yakan, Sangil, Badjao, Kalibogan, Jama Mapun, Palawanon, Kalagan ve Molboglar gibi gruplar) %8

Dini                                        : İslam

ŞİMDİ BAĞIŞ YAP

Genel bilgiler

Filipinler, Güneydoğu Asya’da Filipin denizi ile Güney Çin denizi arasında kalan 7100 civarında takımadadan oluşan bir ülkedir. Moro bölgesi ise Filipinler’in güneyinde kalan bölgedir.  Moro bölgesi, adını o bölgede yaşayan Moro halkından almaktadır. Moro, diğer bir ifade ile Bangsomoro ifadesi ise farklı etnik gruplardan oluşmalarına rağmen Filipinler’de yaşayan Müslüman halkı tanımlayan isimlerdir. Bangsamoro terimi Malay dilinde millet anlamına gelen bangsa kelimesi ve Endülüs’ün Müslümanlar tarafından kaybedilme dönemi olan, Batılıların Reconquista adını verdikleri dönemde İspanyolların Araplara ve Müslümanlara verdiği İspanyolca Moor kelimesinden gelmektedir.

Fiziki yapısı

Bölgede kıyılar düzgün değildir. Çok sayıda nehir ve derenin bulunduğu ülkede, sık ağaçlar, yükseklerde tropikal ormanlar, alçaklarda ise meşe ve çamlar hakimdir. Dağlar kuzey güney doğrultusunda uzanır. Ülke tropikal kuşakta yer aldığı için iklimi sıcak ve nemlidir.

Moro Müslümanlarının diğer nüfusa göre çoğunluk olarak yaşadığı adalar Mindanao, Sulu, Basilan, Tavi-Tavi ve Palavan’dır. Bundan başka Moroların yaşadığı bölgeler Lanao del SurMaguindanaoCotabatoGüney CotabatoDavao del SurSaranganiSultan KudaratZamboanga del SurZamboanga del Norte ve Basilan bölgeleridir

Mindanao, Sulu, Basilan, Tavi-Tavi ve Palavan’ın yüzölçümü 96.438 m2 olarak tüm Filipinler topraklarının %33’ünü oluşturmaktadır.

 

Nüfus yapısı

Filipinler’deki tüm Müslüman nüfusun altı milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Moro halkı Müslüman’dır.

Filipinler nüfusunun %6,5’ini oluşturan Morolar, değişik etnik gruplardan oluşmaktalar. Bu grupların yaklaşık %92’si Mindanao adasının Lake Lanao bölgesinde yaşayan Maranaolar, Cotabato’da yaşayan Maguindanaolar ve Iranunlar, Sulu adalarında yaşayan Tausunglar ve Sulu ile Mindanao kıyılarında yaşayan Samallardır. Bunlar dışında Yakan, Sangil, Badjao, Kalibogan, Jama Mapun, Palawanon, Kalagan ve Molboglar gibi gruplar da vardır

ŞİMDİ BAĞIŞ YAP

Tarihi

Morolar bölgenin yerli halkıdır ve İslamiyetle 9. yüzyılda Arap tüccarların bölgeye gelmesi ile tanışmışlardır. İslamiyet bölgede hızla yayılmış, hatta birkaç İslam Sultanlığı kurulmuştur. 16. yüzyılda bölgeye İspanyol sömürgecilerin gelmesine kadar Müslümanlar Mindanao adasının büyük bölümüne hakim olmuşlardır. Daha sonraki dönemde Moro halkı sırası ile İspanyol ve ABD kontrolüne girmiştir.

Güneydoğu Asya’da Güney Çin Denizi’yle Büyük Okyanus arasında kalan takımadaların oluşturduğu Filipinler’de 4 milyona yakın Müslüman vardır ve ülke nüfusunun % 5,4’ünü oluşturmaktadırlar. Filipinli Müslümanlar değişik etnik unsurlardan oluşmakta ve çoğunluğu Moro ve Mindanao adalarında yaşamaktadır. Moro Müslümanlarının yaşadığı adalar asıl Filipin adalarından ayrı bir grup teşkil etmektedir ve bu adalar, Filipinler tarafından ABD’nin de yardımıyla 1946’da işgal edilmiştir.

Filipinler’in güneyinde bulunan ve Müslümanların yoğun olarak yaşadığı Moro, Mindanao ve bunlara bağlı bazı adalarda 1970’ten bu yana Müslümanlar tarafından bağımsızlık mücadelesi verilmektedir. Müslümanların bağımsızlık mücadelesini koordine etmek üzere ilk ortaya çıkan hareket 1972’de kurulan Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (Moros National Liberation Front/MNLF)’dir. Bu cephenin liderliğini kuruluşundan sonra Nur Misvari üstlendi. Hareketin kuruluşunda Misvari’den sonra gelen ve Kahire’de İslami ilimler eğitimi görmüş olan Selamet Haşim ise MNLF’nin lideri Nur Misvari’nin laik bir anlayışa sahip olduğu gerekçesiyle, 1977’de bu hareketten ayrılarak Moro İslami Kurtuluş Cephesi (Moro Islamic Liberation Front/MILF) adında bir başka örgüt kurdu. Bu ayrılma olayında MNLF’nin 1976’da Filipinler hükümetiyle Libya’nın Trablus kentinde bir ateşkes anlaşması imzalamasının da önemli etkisi oldu.

Trablus’ta gerçekleştirilen ateşkes 1980’de bozuldu ve silahlı mücadele tekrar başladı. Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF) 12 yıl süren mücadeleden sonra Ekim 1992’de Filipinler hükümetiyle ateşkese gitti. 16 Nisan 1993’te de Endonezya’da “barış” görüşmeleri başlatıldı. 7 Kasım 1993’te bir ateşkes anlaşması ve bir de İlkeler Anlaşması imzalandı.

Sonuçta üç yıldan fazla süren görüşmelerden sonra Moro ve Mindanao adalarının bulunduğu Güney Filipinler’e MNLF öncülüğünde özerklik verilmesi üzere bir anlaşma imzalanması konusunda ittifak sağlandı. Bu konuda hazırlanan ilk barış anlaşması taslağı da 23 Haziran 1996’da Güney Filipinler’in Davao kentinde parafe edildi. 2 Eylül 1996 tarihinde de bu anlaşma Endonezya’nın başkenti Jakarta’da taraflarca imzalanarak resmen uygulamaya geçirildi.

Anlaşma, Güney Filipinler’deki 14 bölgeye özerklik verilmesini öngörüyordu. Ancak ilk geçiş döneminde MNLF’nin bu 14 bölgenin yönetiminde herhangi bir rolü olmayacaktı. Sadece Barış ve Kalkınma Meclisi adı altında bir meclis oluşturulacak ve başkanlığına da Nur Misvari getirilecekti. Bu meclis bölgedeki yerel yönetimlere sadece bazı tavsiyelerde bulunabilecekti. Bu tavsiyelerin uygulanması zorunluluğu olmayacaktı. Barış ve Kalkınma Meclisi’ne bağlı olarak Müslümanların dini işlerinin koordinasyonuyla ilgilenmek üzere bir Fetva Dairesi oluşturulacaktı. Bu dairenin yetkilileri söz konusu meclisin başkanı tarafından atanacaktı.

Barış ve Kalkınma Meclisi’nin görev yapacağı geçiş dönemi üç yıl sürecekti. Bu sürenin bitiminde söz konusu 14 bölgede referanduma gidilerek halktan “özerkliği mi yoksa Manila yönetimine bağlı kalmayı mı” istedikleri sorulacaktı. Bu referandumda halkının çoğunluğu özerkliği isteyen bölgelere tam özerklik verilecekti.

Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF) ve radikal görüşleriyle tanınan Ebu Seyyaf grubu Barış ve Kalkınma Meclisi’ne idari ve siyasi açıdan hiçbir yetkinin verilmemesi ve söz konusu 14 bölgeye özerklik verilmesinin referandum şartına bağlanması dolayısıyla karşı çıktılar. Bölgede 1946’dan bu yana uygulanan nüfus kaydırma politikası sebebiyle özerklik verileceği bildirilen 14 bölgenin çoğunda Hıristiyanların oranı artmış durumdaydı. Bundan dolayı anlaşmanın imzalandığı tarihteki yorumlarda referandumdan “özerklik” lehine oy çıkacak bölge sayısının 4’ü geçmeyeceğine dikkat çekiliyordu. Bu sebepten sözü edilen gruplar özerkliğin referandum şartına bağlanmasına karşı çıkıyorlardı. Ancak anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte MNLF gerillaları büyük ölçüde bağımsızlık mücadelesinden tecrit edilmiş oldular. Bu yüzden MILF ve Ebu Seyyaf grubuna mensup mücahitler hükümet kuvvetleri karşısında yalnız bırakıldılar. Bu durumda bağımsızlık mücadelesini sürdürmeleri zorlaştı. Dolayısıyla MILF de 17 Temmuz 1997 tarihinde Filipinler hükümetiyle bir ateşkes anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaya göre Filipinler hükümeti MILF’nin gerilla kamplarına yönelik saldırılarını durduracak, MILF de silahlı eylemlerine ara verecekti.

Malezya hükümeti kurulacak özerk Moro yönetimine ekonomik açıdan destek vereceğini açıkladı. O zamanki Malezya Dışişleri Bakanı Abdullah Bedevi, Filipinler yönetimiyle MNLF arasında bir barış anlaşması imzalanmasını olumlu bir gelişme olarak gördüklerini ve kurulacak Moro yönetimine yardımcı olacaklarını bildirdi. Malezya başbakanı Dr. Mahathir Muhammed de konuyla ilgili açıklamasında Malezya şirketlerini Güney Filipinler bölgesine yatırım yapmaları için teşvik edeceklerini ifade etti. Mahathir Muhammed, Güney Filipinler bölgesinin doğal zenginlikler açısından Malezya’nın bazı bölgelerinden daha zengin olduğunu ancak güvenlik sorunu yüzünden kimsenin bölgeye yatırım yapma cesareti gösteremediğini de dile getirdi.

Anlaşmanın imzalandığı tarihte böyle bir havanın oluşturulmasına rağmen Filipinler hükümeti taahhütlerine sadık kalmadı. Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF) anlaşmayla bir bakıma kendini Filipinler hükümetine teslim ettiğinden onun anlaşmaya uymayan tavırları karşısında fazla bir şey yapamadı. Anlaşmanın uygulamaya geçirilmesi konusunda herhangi bir uluslararası gözetim olmadığından da Filipinler hükümeti kendini rahat hissediyordu.

Filipinler hükümeti 2000 yılının yazında Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF)’nin Ebu Bekri Sıddık kampı adı verilen askeri kampına bir askeri operasyon düzenledi. Bu kamp adı geçen hareketin merkezi gerilla kampı olarak biliniyordu. Filipinler yönetimi bu saldırıyla aynı zamanda sözünü ettiğimiz ateşkes anlaşmasını da ihlal etmiş oluyordu. MILF’nin lideri Selamet Haşim yaptığı açıklamada Filipinler hükümetinin imzaladığı hiçbir anlaşmaya bağlı kalmadığına dikkat çekti ve Bangsamoro bölgesinde devam eden çatışmaların tek sorumlusunun Filipinler yönetimi olduğunu dile getirdi. Selamet Haşim, Filipinler hükümetinin Moro ve Mindanao’daki Müslüman halkın kendi kendini yönetme haklarını kabul etmeyerek ve silahlı saldırı yolunu seçerek çatışmaların devam etmesine sebep olduğunu ifade etti.

Selamet Haşim, insanları rehin alarak bir şeyler yapma metodunu asla kabul etmediklerini ve buna kesinlikle karşı olduklarını da ifade etti. Bu arada MILF’nin bugün Mindanao adasına özerklik verilmesi için BM gözetiminde, hileden uzak bir referanduma gidilmesini savunduğunu da hatırlatalım.

Ülkenin diktatörü Marcos, bağımsızlık mücadelesini başlatan Müslümanlara toplu katliamlar uyguladı. Bu katliamlarda 10 bini kadın ve çocuk olmak üzere toplam, 50 bin Müslüman katledildi.

Moro’daki bağımsızlık mücadelesinin başladığı tarihten bu yana taraflardan toplam olarak 125 binden fazla insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Bu gruba mensup milisler zaman zaman Filipinler yönetimine isteklerini kabul ettirmek ve Moro meselesini gündeme getirmek için rehine alma eylemleri gerçekleştiriyorlar.

Ebu Seyyaf grubunun gerçekleştirdiği birtakım rehin alma olaylarıyla bağlantılı olarak oluşan olumsuz hava, Moro cephesinin prestijine dünya kamuuoyu nezdinde zarar verdi.

Ekonomik yapısı

Filipinler nüfusunun 6/7’si, Moro halkın da büyük bir kısmı tarımla uğraşmaktadır. Bölgenin ihraç ürünleri pirinç, şeker, hindistan cevizi, kenevir, kereste, tütün ve tropikal meyvelerdir. Bölge yeraltı kaynakları bakımından da oldukça zengindir. Mindanao adasında demir, kurşun, çinko ve krom; Palavan’da cıva ve krom çıkmaktadır.

Moro bölgesi bölgeye Batılıların gelmesi ile başlayan sömürgeleştirme sürecinden sonra, ABD yönetimi döneminde ve hatta Filipinler Cumhuriyeti döneminde ekonomik anlamda çok gerilemiştir. Mindanao adası tarım, maden ve orman kaynakları bakımından sömürülmüş, halkın eğitimine yeterince önem verilmediği için halk işsizlik ve fakirlik sorunu ile baş başa kalmıştır.

1912 yılında tarım kolonileri kurulmuş ve Müslümanların yaşadıkları topraklar Hıristiyanların işgaline uğramış ve bu topraklar onlara ayrılmıştır. Bu tarihten önce Mindanao ve Sulu’daki toprakların büyük bir bölümüne sahip olan Müslümanlar, 1972’de %30’una, 1982’de ise %17’sine sahiptiler. Bu durum toprakların çok büyük bir hızla Müslümanların elinden alındığının bir göstergesidir.

  1. yüzyılın başında Filipinlerle anlaşma imzalayan bazı Amerikan şirketleri bölgeye geldiler ve ananas, kauçuk gibi çeşitli ürünlerin üretimi ile ilgilendiler. 1945’ten sonra muz, şeker kamışı, kahve gibi ürünlerin yanında madencilik ve balıkçılık da ülkede hakim gelir kaynaklarıydı. Ancak bu gelir kaynakları Batı’nın ihtiyaçları için tahsis edilmişti. Halk dışarıya ihraç ettiği ürünlerden hak ettiği payı alamıyordu. Zaten bir süre sonra Müslümanlar bu topraklarda işçi konumuna düşmüşlerdi.

Bugün de Moro bölgesinde sömürge döneminin gölgesi hakim. Kendilerine ait hak, hukuk, eğitim vs. düzenleri olmayan Müslümanlar ekonomik anlamda sıkıntı çekmeye devam ediyorlar. Ellerinde yeterli imkanları olmadığı için balıkçılık gibi imkanlardan da yeterli verimi alamıyorlar. 2000 yılında otonom bölgeyi oluşturan dört ana bölge Filipinlerin en fakir 10 bölgesindendi. 2003’te otonom bölgedeki fakirlik oranı %45’ti. Bu tarihte ikinci fakir bölge olan Maguindanao dışındaki diğer üç bölge olan Lanao del SurSulu ve Tawi-Tawi en fakir 10 bölge dışında kalmayı başardı. Müslümanların devlet dairelerinde temsil edilme imkanları çok az olduğu için de ekonomik anlamda haklarını elde edemiyorlar. Bağımsızlık taleplerinin şiddetle bastırılması ve zaten Filipinler’de hakim olan baskıcı rejim Müslümanların ekonomik anlamda refahına müsaade etmiyor. Filipinler’deki çatışmalardan ve baskılardan dolayı da komşu ülkeler bu bölgeye yatırım yapmaya çekiniyor. Bölgenin ekonomisi gelişmeye müsait olmasına rağmen Filipinler hükümeti ve bağımsızlık talep eden Moro grupları arasındaki çatışmalar güvenlik sorununun yanında sosyal diğer sorunları da beraberinde getirdiği için ekonomi olumsuz yönde etkileniyor. Tüm bu sebeplerle Moro bölgesi ancak çatışmaların, kavgaların bittiği zaman refaha kavuşacağa benziyor. Çatışmalar da ancak Moro Müslümanlarının hak ve hürriyetleri kendilerine iade edildiği zaman sona erecektir.

İhtiyaç

Müslüman nüfusun yaşadığı Mindanao Adası Filipinler’in geri kalmış bölgelerinin başında gelmektedir. Bu bölge üzerindeki Müslümanların ibadetlerine cami içerisinde yerine getirebilmeleri adına cami projesine ihtiyaç vardır.

Bölgedeki Müslümanların  Cuma,Bayram ve Teravih namazlarını kılmak için gidebilecekleri bir camileri olmadığından bu cami inşasını yapılması ile halkın ibadetlerini camide yapmasının önünü açacaktır.

Amaç

Bölgedeki Müslüman halkın ibadetlerini cemaatle eda edebilecekleri camilere ihtiyaç duymaktadırlar. Ancak hâli hazırda camileri olmadığından cami inşa projesine ihtiyaçları vardır. Dolayısıyla bölge halkı özellikle Cuma ve Bayram namazı gibi birlikte eda edilmesi gereken ibadetlerini daha iyi bir şekilde gerçekleştirebilmeleri için bu projeye ihtiyaçları vardır.

Bu proje ile aynı zamanda gençlerin, bireylerin Kur’an ve sünnet gereğince yaşamalarını sağlamak. Cami ilim halkaları sayesinde yetiştirilmesine de imkan sağlanılacak. Tamamen hayırseverlerin bağışı ile hayat bulacak olan bu projeye sahip çıkmak Moro’nun İslâmî geleceğini kimsesiz bırakmamaktır. Ayrıca bu proje ile Moro ve Türkiyede’ki Müslümanların kardeşlik bağınıda geliştirmeye yardımcı olacaktır.

Kapsam

Bu proje ile 2019’de hizmete girecek olan cami 108 m².  olup yaklaşık aynı anda 150 kişinin ibadet edebileceği ve yetim çocukların İslami eğitim görebilecekleri tek minare, kubbeli bir cami inşa edilecektir. Cami’nin yapılacağı yer Moro’nun Talayan bölgesinde olacaktır.  İnşaat başlangıcından sonra 6-8 ay içerisinde tamamlanması planlanmıştır. Bölgede yaşayan halkın hepsi Müslüman olmakla beraber bu cami projesinden faydalanacaktır.

Yer Bilgisi

Linamunan, Talayan, Maguindanao, Filipinler bölgesinde inşaa edilecektir. Koordinat bilgisi, 6°53’36.9″N 124°18’32.4″E. Şehre uzunluğu 20 Km

Detay Bilgiler
Çalışma Bölgesindeki Nüfus 7.000 Kişi
Yaş Dağılımı 25,00 % 0 – 14 Yaş

40,00 % 15 – 24 Yaş

30,00 % 25 – 54 Yaş

5,00 % 55 – 64 Yaş

Okur Yazar Oranı 35 %
Geçim Kaynakları Tarım

Hayvancılık

Uluslararası Yardımlar

Dini İnançlar 100,00 % Müslüman
İstifade Eden Kişi Sayısı 3.000 Kişi
Beklenen Temel Faydalar Eğitim İhtiyaçlarının Karşılanması

İbadet İmkanlarının İyileştirilmesi

Bağış Katkısı ve Farkındalık Sağlanması

Referans Projeler / Önceki Tecrübeler

  • 2017/7455 Moro’nun Maguindanao şehrinde inşaa edilecek Kubbeli ve Minaresi 11 metre uzunluğundaki Cami aynı anda 150 Müslümanın 108 m²’lik alanda ibadetlerini eda etmelerine imkan verecektir. Cami hazır kompleks alanı içerisinde yer alıp Haticetü’l Kübra ve Akıncılar yetimhanelerine komşu olduğu gibi yemekhane binasının da önünde olacaktır.
    Moro’nun Maguindanao şehrinde inşaa edilecek Kubbeli ve Minaresi 11 metre uzunluğundaki Cami aynı anda 150 Müslümanın 108 m²’lik alanda ibadetlerini eda etmelerine imkan verecektir. Cami hazır kompleks alanı içerisinde yer alıp Haticetü’l Kübra ve Akıncılar yetimhanelerine komşu olduğu gibi yemekhane binasının da önünde olacaktır.

Yemen acil yardım bekliyor!

Yemen’de insani kriz ölümcül boyutlara ulaştı. 21 milyon insan gıda sıkıntısı çekiyor. Çatışma, açlık, kolera ve çeşitli salgın hastalıklar nedeniyle şu ana kadar 7 bin insan öldü. İHH, “Yemen Yardım Bekliyor” sloganıyla acil yardım kampanyası başlattı.

Stratejik konumu ve dünyanın en zengin enerji bölgelerine yakınlığı sebebiyle geçmişten bu yana uluslararası güç odaklarının hedefinde olan Yemen şimdi de iç savaşın hüküm sürdüğü bir ülke olarak ayakta kalmaya çalışıyor.

21 milyon insanın ciddi anlamda gıdaya ulaşımında sıkıntı yaşandığı Yemen’de iç savaştan dolayı 7 bin insan öldü. 3 milyon insan evini terk etmek zorunda kaldı. Sağlık sisteminin de çöktüğü ülkede  insanların sağlık hizmetine ulaşmasında büyük zorluk yaşanıyor.

ihh-yemen-acil-yardim-kampanyasi-1.jpeg

Ülkede iç çatışmalarla birlikte kuraklık da zaman zaman etkili oluyor. Özellikle gıda ve su sorununun birçok bölgede etkisini sürdürdüğü Yemen’de sağlık krizi de bulaşıcı hastalıkların yayılması ile her geçen gün derinleşiyor. Halk bir yandan açlıkla diğer yandan hastalıklarla ve iç çatışmaların etkileriyle mücadele ediyor. Yemen’deki durumun iyileştirilmesi için yardımseverlerin desteği gerekiyor.

ihh-yemen-acil-yardim-kampanyasi-3.jpg

İHH İnsani Yardım Vakfı’mız, krizin ilk gününden itibaren, başta Taiz ve Sanâ kırsalları olmak üzere ülke genelinde ihtiyaç sahibi ailelere gıda yardımları, bebek maması, hijyen paketleri, un, su, mobil sağlık klinik hizmetleri gibi alanlarda yardım ulaştırıyor. Krizin her geçen gün daha da derinleştiği Yemen’de 2018 Kasım ayı içerisinde de 13 bin 255 muhtaca Acil Yardım Çalışmaları kapsamında gıda kolisi ulaştırıldı.

ihh-yemen-acil-yardim-kampanyasi-4.jpg

Yemen’de 2017 yılından itibaren 500 binden fazla kişiye gıda kumanyası, yatak, battaniye ve sağlık yardımında bulunuldu. 2017 ve 2018 Kurban çalışmalarıyla Yemen’de 110 bin kişiye kurban hissesi ulaştırıldı. 2018 yılı itibarıyla Yemen’de 4985 yetime sponsor olundu. 2017 yılından bu yana kolera ile mücadele için Aden ve Taiz bölgesinde 53 bin hastaya sağlık yardımı yapıldı.

ihh-yemen-acil-yardim-kampanyasi-5.jpg

Bunun yanında, başkent Sana’da Yemen Hasta Bakım Merkezi’nde toplam 234 kanser ve diyaliz hastasına gıda ve ilaç yardımı ulaştırıldı. Merkezdeki hastaların barınma, gıda ve ilaç ihtiyaçları da karşılandı. Çeşitli alanlarda bu yardımlardan toplamda 2 milyon kişi faydalandı.

ihh-yemen-acil-yardim-kampanyasi-6.jpg

Yemen halkına destek olmak isteyen hayırseverler, tüm operatörlerden YEMEN yazıp 3072’ye SMS göndererek 5 TL destekte bulunabiliyor. Daha fazla bağış yapmak isteyenler ise ANTALYA İHH’nın web adresinden https://antalyaihh.org.tr/bagis/ online bağış yolu ile ya da ANTALYA İHH’nın  ANTALYA İNSAN VE HAK VE HÜRRİYETLERİ İNSANİ YARDIM DERNEĞİ IBAN TR080020500000695530300001 banka hesap numaralarına açıklama kısmına YEMEN yazarak yardım edebiliyor.

BİR BAKIŞTA 2017 ANTALYA İHH

 2016 son günlerinde bir yolculukla başladı 2017 yılı. Bu yolculuk kadim şehir Halep’tendi. Suriye rejimi ve destekçilerinin kuşatma altına aldığı, insani yardımların bile girişine izin verilmeyen Halep’te mahsur kalan siviller, büyük bir katliamla karşı karşıya kalmıştı. İnsani koridor açmak için vakfımızın çağrısıyla yola çıkan  ‘’Halep’e Yol Açın’’ Türkiye genelinden 5000 den fazla araç ve 40 bin yolcu katıldı. Bizde Antalya İHH olarak Hz İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali 40 araç ve 200 kişi ile iştirak ettik bu konvoya.  Bu esnada İHH, BM ve diğer paydaşların insani diplomasi görüşmeleriyle birlikte Türkiye’nin girişimleri sonuç vermeye başlamıştı. Görüşmeler sonrasında 45 bin kişi hızlıca güvenli bölgelere tahliye edildi. İlerleyen günlerde BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın danışmanı Jan Egeland, Suriye’deki ateşkes ve tahliyeler için “Başta İHH olmak üzere, tüm Türk sivil toplum kuruluşları bu tahliye operasyonunda çok çok önemli işlere imza atıyor. İHH büyük işler yaptı.” diyecekti. Antalya İHH için 2017 yılı böyle başlıyordu.

1

      Suriye’den gelen misafirlerimiz ile yıl içinde ilgilenmeye devam ettik. Önce hastalıklar ve yaşlılar ile uğraştık sonrasında okul çağına gelen yavruların eğitimleri ile ilgilendik. Tabi bunların yanında temel ihtiyaçlarınıda unutmadık yıl içerisinde bağışçılarımızın temin ettiği gıda paketleri  ve  adet adak/akika/şükür kurbanı payı dağıtımında bulunduk.  Kış geldi soba kurduk, odun kömür dağıttık. Sokakta kalanlara barınak bulduk.

2

 

Antalya’da yaşayan 200 ü aşkın yetim ailemizle haftalık olarak sosyal aktivite, psikolojik destek ve küçük yavrularımızın sağlam temeller ile büyümesine vesile olmak dallarında profosyonel eğitimciler ile eğitimlerinede önem verdik. Sosyal aktiviteler ile gidip görmek istedikleri yerlere geziler düzenleyerek içlerindeki burukluğu bir nebze olsun gidermeye çalıştık.

3

         Her ay düzenli olarak sponsorlardan gelen bağışları aylık olarak 150 yetim yavrumuza ulaştırdık. Ayrıca dönemsel olarak aylık yatırdığımız yavrularımızın tüm kardeşlerine ve annelerine kıyafet ve ayakkabı çeki dağıtımı yaptık ki bizim istediğimizi değil gönüllerine göre kendi istediklerini giyebilsinler diye.  Aylık gıda paketleri ile ev ihtiyaçlarına yardımcı olurken dönemsel olarak adak/akika/şükür kurban paylarını dağıtarak evlerine et girmesinede aracı olduk.

4

       Antalya içerisinde çalışmalarımız ve faaliyet alanlarımız ile ilgili çeşitli kurum kuruluş üniversite okullarda konferanslar verdik. Antalya’daki mülki amirler, siyasi parti liderleri ve diğer stklara ziyaretlerimiz oldu gündemde tutmamız gereken konular üzerine istişarelerimiz çok verimli geçti.

5

 

 

         Arama kurtarma ve acil yardım ekibimiz yıl içerisinde kendisini yeni teknikler ile geliştirmek için birçok faaliyet gösterdi. Okullarda birçok tatbikat gösterisi ile bilinçli nesiller bilinçli toplumlar oluşsun diye ellerinden geleni yaptılar. Birçok boğulma vakasında su altı ve su üstü arama, yangınlarda destek ekip hatta dağda bayırda otlarken mahsur kalmış birçok küçük baş hayvanı kurtarma operasyonunda akla hep Antalya İHH arama kurtarma birimi geldi.

         Antalya İHH Acil Yardım ve Arama Kurtarma birimimiz İHH insani yardım vakfının her türlü çağrısına cevap vererek gerek toplu yapılan eğitim faaliyetlerine gerekse acil yardım faaliyetlerine katkıda bulundu.

         Bosna katliamının yıl dönümünde ‘’MOTOBOSNA’’ faaliyetine 5 motor ile katılım sağladılar.

6

 

 Genç İHH olarak yıl içerisinde kitap okumalarıyla, üniversite ve liselerle yaptığı çalışmalarla Antalya’da daha fazla gence ulaşmak için çalıştı. Kim var diye sorulduğunda ben varım diyen bir gençliğin inşası için ‘’BİR OLAY BİR ŞAHSİYET’’ konferanslarıyla gençliğin şuurlu yetişmesinde bir adım attı. Sabah namazlarıyla bir araya gelenlerin içlerini ısıtacak bir tas çorba ikram ederek sadece yardımda değil vefa örneği oldu.

7

        

 

Antalya İHH Derneği olarak İHH İnsani Yardım Vakfının yurt dışında sürdürdüğü yardım faaliyetlerine de katkıda bulunduk.

Antalya olarak 2017nin hemen başında bağışçılarımızın bağışladığı sebze, un, ve sıfır kıyafet yüklü 6 tırımızı farklı günlerde Suriye kamplarında yaşayan mülteciler için sınıra yolladık. Bunun yanında gelirini üstlendiğimiz ve Suriye Şemmarin kampının 1 yıllık giderinin 4/1 ni karşıladık. Acil durumlarda arama kurtarma birimimiz Suriye kamplarında gece gündüz demeden çalışmak ve yardım faaliyetlerinde bulunmak için günlerce kamplarda kaldılar. Yıl içerisinde bağışçılarımızdan gelen nakdi bağışlarınızda İHH İnsani Yardım Vakfının hesaplarına Suriye çalışmalarında kullanılmak üzere yollandı.

Yurtdışı yardım faaliyetlerimiz Kurban ve Ramazan bayramlarında da devam etti. Birçok ülkede gıda paketi dağıtımı için yapılan bağışları yerlerine ulaştırdık.  Kurban döneminde sizlerden gelen kurban bağışlarını yurtiçi ve yurtdışında ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık.

8

 İHH insani yardım vakfının Pakistan’da bulunan ve vakfın en büyük yetimhanelerinden olan Sargoda yetimhanesinin 1 yıllık giderinin bir kısmını karşılarken oradaki yavrularımızın tebessümleri ve dualarına talip olduk.

Bu yıl içerisinde 2016 yaptırmaya talip olduğumuz Filipinler/Moro’da inşa edilen Hatice’tül Kübra yetimhanemizin bağışlarını bitirdik. İnşallah 2018 yılı içerisinde açılışı yapılacak. Aynı kompleks içerisinde inşasına başladığımız cami inşaatımız hızla devam etmekte.

9

 Kanayan yaramız Arakan için sizlerden gelen bağışlar Bangladeş’te yaşayan mülteci kamplarına ulaştırıldı. Başkanımız Mehmet YILDIRIM’ında içerisinde bulunduğu yardım ekibi 4 gün boyunca Bangladeş’te Arakan’lı kardeşlerimizin yalnız olmadıklarını göstermek için Bangladeş’te acil yardım çalışmalarına katıldılar. Yardım götürüp selam ve dua getirdiler.

10

 İsrail, Gazze’yi abluka ve ambargo altında tutmaya, Filistinli gençleri sokak ortasında öldürmeye ve Mescid-i Aksa’yı taciz etmeye devam ediyor. Binlerce kişi, Mavi Marmara saldırısının 7. yıl dönümünde “Özgür Kudüs” için Antalya’da basın açıklaması gerçekleştirdi.

Filistin, Kudüs ve Gazze için gelen bağışlar bizim aracılığımızla İHH İnsani Yardım Vakfı hesaplarına yatırılarak  oradaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.  

 11

 

Afika ülkelerinde yaşanan kuraklık ve sefalete Antalya halkı duyarsız kalmadı. Gerek gıda yardımları gerekse barınma ve kuraklığı karşı su yardımları için destek oldular. Tabi bu yardımların en başında gelen sağlık faaliyetleri için yardımda bulunan bağışçılarımızın bağışlarını yerlerine ulaştırdık. Afrika’da İHH İnsani Yardım Vakfının en çok önem verdiği katarakt projesindede maddi olarak desteklerimizi sürdürdük.

Balık yemeği değil balık tutmayı öğretmeye çalıştığımız yetim ailelerimizin destek prolerinden olan keçi projesinede destek olduk. Yurt dışındaki yetim ailelerimize keçi alım projesiyle kendi ihtiyaçlarını giderme konusunda onlara mihmandarlık yaptık.

12

 

Sizlerin destekleri ile yurt içinde ve yurt dışında İHH İnsani Yardım Vakfı ile birlikte ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya devam ediyoruz.

İyilik her zaman her yerde

Selam ve dua ile

Antalya İHH

KUDÜSE KANDİL OL

Müslümansızlaştırılan şehirlerin başında Kudüs geliyor

Filistin, İngilizlerin terk ettiği 1948 yılından bu yana İsrail’in işgali altında. Son 70 yılda Filistin topraklarına 5 milyon Yahudi yerleştirildi, buna karşın 7 milyon Filistinli Müslüman farklı ülkelerdeki mülteci kamplarına mahkum edildi. Uluslararası hukuka göre yasa dışı olan Yahudi yerleşimleri ve işgal sebebiyle Filistinli Müslümanlar topraklarını kaybetmeye devam ediyor. Bu sayede Filistin şehirleri İsrail tarafından sistematik bir şekilde Müslümanlardan arındırılıyor. Müslümansızlaştırılan şehirlerin başında ise Kudüs geliyor.

BAĞIŞ YAP

İsrail’in baskılarıyla Müslümanların yaşadığı mahallelere Yahudi yerleşimciler yerleştiriliyor, evlere zorla el konuluyor, sahiplerinin ölümleri bahane edilerek evler kamulaştırılıyor. Üstelik pahalılığı sebebiyle dünyanın sayılı şehirlerinden biri olan Kudüs’teki Müslümanlara karşı planlı yıldırma politikası uygulanıyor. Kudüs’ten ayrılmaya direnenlerin maddi olarak ayakta kalabilmeleri için tüm aile fertleriyle birlikte çok fazla çalışmaları gerekiyor. Filistinli Müslümanların zaten zor olan hayatı, gün geçtikçe tahammül edilemez bir hale geliyor.

İHH olarak dünya üzerindeki her insanın yardıma ihtiyaç duymayan onurlu bir yaşamı hak ettiğine; bunun da ancak adalet ve insan haklarının korunmasıyla mümkün olabileceğine inanıyoruz. Yaşanan ihlallerle alakalı dünya kamuoyunu ve uluslararası hukuk mercilerini harekete geçirmek, Kudüs’teki Müslümanların yaşadığı mağduriyetleri giderebilecek projeler geliştirebilmek için sizin de desteğinize ihtiyaç duyuyoruz.

 

KUDUSE KANDIL OL

İNSANLIĞI GÖR

Kış ayları en çok onlar için zor geçiyor. Her yıl binlerce insan evlerini savaşlar sebebiyle terk etmek zorunda kalıyor. Binlerce göçmen çıktıkları yolculukta hayatlarını kaybediyor. Geri kalanlar kışın dondurucu soğuğuyla yüzleşiyor. Kış, mülteci kamplarında soğuk, hastalık ve ölüm anlamı taşıyor.

Milyonlarca ihtiyaç sahibinin elbise, bot, battaniye ve gıdaya ihtiyacı var.

Desteğinizle ihtiyaç sahiplerine ulaşabiliriz.

BAĞIŞ YAP

bagis-yapilacak-kategoriler-1s.jpg

Neden “İnsanlığını gör”

  • Milyonlarca Suriyeli yıllardır mülteci kamplarında yaşam mücadelesi veriyor.
  • Yemen’de çatışmalar içinde kalan binlerce çocuk gıda ve sağlık ürünlerine ulaşamıyor.
  • Arakan’da ölümden kaçan milyonlarca mülteci Bangladeş’teki kamplarda hayatta kalmaya çalışıyor.
  • Gazze’de ambargo ve abluka altındaki insanlar dünyanın en büyük açık hava hapishanesinde yaşıyor.

Dünyanın dört bir yanında yoksulluk, savaş ve doğal afetler sebebiyle milyonlarca insan kış aylarını zorlu şartlar altında geçiriyor. Soğuğun yanı sıra çocuk ve yetişkinler hastalıklar ile mücadele etmeye çalışıyor. Sığınacak sıcak bir yuvadan mahrum mülteciler için şartlar daha da zorlaşırken soğuktan dolayı ölümler meydana geliyor. Kış en çok küçücük bedenleri ile yaşama tutunmaya çalışan çocukları zorluyor. Onların geceleri daha sıcak bir yuvada sağlıklı bir şekilde uyumaları için eksiklerini tamamlamaya gayret gösteriyoruz.