Dünya nüfusunun onda biri, yani yaklaşık 700 milyon insan temiz suya ulaşamıyor.

Yaklaşık 2 milyar insanın içtiği su hijyen kurallarına uymuyor.

Kirli suyun neden olduğu kolera, ishal ve tifo nedeniyle her gün yaklaşık 1.000 çocuk ölüyor.

Kuraklık, hastalık ve suya ulaşma güçlüğü nedeniyle her yıl hayatını kaybeden insan sayısı 2 milyonu geçiyor.

Kuraklık, yokluk, hızlı nüfus artışı ve kirlilik içilebilir temiz su kaynaklarını tehdit ediyor. Milyonlarca insanın sağlıklı suya sahip olamadığı dünyamızda salgın hastalıklar giderek artıyor. Temiz su kaynaklarının azalmaması için ciddi ve uygulanabilir önlemler alınmazsa insanların karşı karşıya olduğu tehlikeler daha da artacak. Özellikle Afrika ve Asya bölgesi başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde insanlar günlük su ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kilometrelerce yürümek zorunda kalıyor.

Her bölgenin şartlarına göre hayata geçirilen su kuyuları şimdiye kadar milyonlarca insanın susuzluğuna çare oldu.

22 yılda, 41 ülkede, 11.400 su kuyusu

su-kuyusu---8.png

18 ülkede 3.000 Avroya normal standartlarda bir su kuyusu açtırabilirsiniz. 

su-kuyusu---1a.png

Su kuyularının teknik özellikleri

  • Derinlik: 15 ilâ 90 metre
  • Faydalanan sayısı: Günlük 300 ilâ 500 kişi
  • Yüzey inşası: Beton gövde, el pompası (tulumba), hayvan yalağı (Standart su kuyuları çoğunlukla el pompası (tulumba) kullanılarak ve hayvan yalağı eklenerek inşa edilmektedir. Su kuyuları standart olarak belirli bir yüzey konseptine bağlı olarak inşa edilmektedir. Ancak bazı bölgelerin şartlarına bağlı olarak belirlenen yüzey inşaat konseptinin dışında, farklı bir konsept ve pompa türü kullanılabilir.)
  • Su kuyusu açılan ülkeler: Çad, Gana, Gine, Mali, Afganistan, Nijer, Sudan, Somali, Kamerun, Benin, Togo, Nijerya, Zimbabve, Uganda, Kenya, Tanzanya, Sierra Leone, Liberya ve Etiyopya

Bilgilendirme: Su kuyusu açılışlarında ülke seçimi, bölgelerdeki ihtiyaçlar değerlendirilerek vakfımız tarafından yapılır. Böylece kuyular ihtiyaç sahiplerinin en faydalı kullanacağı şekilde hizmete açılır. Su kuyusu açılan ülkeleri öğrenmek için 0212 631 21 21’i arayarak bize ulaşabilirsiniz.

su-kuyusu---4.png

Özellikli su kuyularının teknik özellikleri

Standart kuyuları açmanın ihtiyacı karşılamadığı bölgelerde ve durumlarda devreye sokulan daha kapsamlı su kuyularına özellikli su kuyusu deniyor. Bu kuyular yaklaşık 5 bin kişinin ihtiyacını karşılayabiliyor. Özellikli su kuyuları inşa edildikleri bölgelerde hayvancılığın gelişmesi ve sürdürülebilir hale gelmesine büyük katkı sağlıyor. Ayrıca geniş havzasıyla tarım  arazilerinin sulanmasında da kullanılarak kuraklığın yaşandığı bölgelerde hayati önem taşıyabiliyor. Bu kuyuların maliyetleri proje bazında değişiklik gösteriyor.

  • Derinlik: 90 ilâ 200 metre
  • Faydalanan Sayısı: Günlük 2.000 ilâ 5.000 kişi
  • Yüzey İnşası: Depo, tesisat, güneş enerjisi sistemi veya jeneratör günlük kullanım çeşmeleri, hayvan yalağı.
  • Özellikli su kuyusu açılan ülkeler: Çad, Somali ve Tanzanya.
gine-dua-su-kuyusu---2021.jpg

Su kuyusu projelerini uygulama süresi ve İHH standartları

Standart su kuyusu projelerinin yapım süresi 6 ilâ 12 ay arasında sürmektedir. (Proje uygulama sürecinde meydana gelen savaş, doğal âfet ve benzeri olağanüstü durumlarda teslim süresi değişebilir.)  

su-kuyusu---6.png

Kota ve organizasyon

  1. Su kuyusu açılan ülke ve bölgeler yıl içerisinde çevre koşulları ve ihtiyaçlara göre değişiklik göstermektedir. Her yıl ağırlıklı olarak Doğu Afrika ve Batı Afrika ülkelerinde olmak üzere Orta Doğu, Orta Asya ve Güney Asya ülkerinde de ihtiyaca göre su kuyusu projeleri yapılmaktadır.
  2. Bölgelerde açılacak su kuyusu sayıları, ülke ihtiyaçlarına göre yılın başında belirlenmekte ve belirlenen kotalar dahilinde su kuyuları açılmaktadır.
  3. Su kuyularının büyük bir bölümü başkent ve merkezlere uzak, genellikle kırsal ve ihtiyacın en yoğun olduğu bölgelerde açılmaktadır.
su-kuyusu---3.png

Kuyuların takibi, kontrolü, denetimi ve tamiratı

  • Su kuyusu yer belirleme, ihtiyaç tespiti, fizibilite ve denetim çalışmaları uzman İHH ekipleri tarafından yapılmaktadır.
  • Yapılan denetimlerde ve bölgelerden gelen bilgiler doğrultusuda teknik bakım veya tamirat ihtiyacı tespit edilen su kuyuları İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından onarılmaktadır.
su-kuyusu---3.png

Kuyulardan çıkan suyun analizi

Açılan su kuyularından örnekler alınarak bölgedeki resmi makamlarda veya özel laboratuvarlarda analizi yapılıyor. Uzman kişilerin hazırladığı raporun sonucuna göre su kuyusu kullanıma açılıyor.

su-kuyusu---2.png

Su kuyularının kullanım ömrü ve garanti süresi

  • Su kuyularının kullanım ömrü yer altı su rezervlerine, iklim değişikliklerine, kullanım yoğunluğuna ve dış etkenlere (savaş, doğal afet vb.) göre değişebilmektedir. Bu sebeplere bağlı olarak standart bir su kuyusunun ömrü ortalama 3 ilâ 10 yıl arasında değişmektedir.
  • Su kuyusu çalışmalarında garanti süresi 2 yıldır. Bu süre zarfında su kuyularının kontrol ve bakımı vakfımız tarafından yapılmakta, 2 yılın sonundaysa su kuyularının sorumluluğu bölge halkına devredilmektedir.

Ne Yapabilirsiniz?

Aileniz, arkadaş grubunuz, iş arkadaşlarınız veya akrabalarınızla bir araya gelerek su kuyusu açtırabilir ya da su kuyusu fonuna dilediğiniz miktarda bağışta bulunarak ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin suya kavuşması için gerekli çalışmaların (su kuyusu onarımı, jeneratör alımı, su kanalı yapımı, depo alımı, tesisat kurulum ve onarımı vb.) yapılmasına katkıda bulunabilirsiniz. Su kuyusu açtırmak için bölge seçimi yapmadan önce İHH Su Kuyusu birimiyle irtibata geçmeniz gerekir.

İHH 2.6 milyon kişiye kurban eti ulaştırdıİHH İnsani Yardım Vakfı, vekaletini aldığı 65 bin 775 hisselik kurbanı, Türkiye dâhil 60 ülkede 2.6 milyon ihtiyaç sahibine ulaştırdı. İHH ayrıca bağışçıların destekleriyle 14 ülkedeki 41 bin 416 yetime bayramlık elbise hediye etti.

İHH İnsani Yardım Vakfı bu yılki Kurban organizasyonunu “Bir Hisse Mutluluk” sloganıyla, Türkiye dâhil 60 ülkede gerçekleştirdi. Kurbanları için İHH’ya vekâlet veren hayırseverler, çalışma yapılacak ülkeler arasından dilediğini seçti.

65 bin 775 hisselik kurban kesildi

İHH, vekaletini aldığı 65 bin 775 hisselik kurbanı bağışçıların adına ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. 526 bin aileye kurbanlık eti dağıtılırken, toplamda 2 milyon 630 bin kişi dağıtımlardan istifade etti. Kurban Bayramı çalışmaları kapsamında geçen yıl toplamda 62 bin 62 hisse kurbanı 2 milyon 482 bin 480 ihtiyaç sahibine ulaştıran İHH, bu yıl bu rakamın üzerine çıkma hedefine de ulaşmış oldu. Kurban çalışmaları için dünyanın dört bir yanına giden İHH ekipleri, kendilerini bekleyen kardeşlerine sadece kurban eti götürerek değil, aynı zamanda hayat koşullarını iyileştirmeye yönelik çeşitli projelerle de destek oldu.

ihh-2.6-milyon-kisiye-kurban-eti-ulastirdi-1.jpg

Türkiye’de de dağıtımlar gerçekleştirildi

İHH, yurt içinde de ihtiyaç sahiplerine pay dağıtımında bulundu. Dağıtımlardan toplamda 84 bin kişi istifade etti.  Vakfın Türkiye’de bayramlık kıyafet ulaştırdığı yetim sayısı ise 16.824.

ihh-2.6-milyon-kisiye-kurban-eti-ulastirdi-7.jpg

41 bin yetim bayramlıkla sevindi

İHH ayrıca bağışçıların destekleriyle Türkiye dâhil 14 ülkede toplamda 41 bin 416 yetim ve ihtiyaç sahibi çocuğa bayramlık kıyafet hediye etti.

Türkiye dâhil 60 ülkede kurbanlar kesildi

İHH’nın kurban kesimi yaptığı ülkeler, bulundukları kıta ve bölgelere göre şu şekilde:

Orta Doğu: Türkiye, Yemen, Filistin (Gazze ve Batı Şeria), Suriye, Irak, Lübnan, Mısır, İran, Ürdün ve Tunus.

Afrika: Çad, Kamerun, Mali, Benin, Togo, Nijer, Sierra Leone, Burkina Faso, Moritanya, Gine, Burundi, Etiyopya, Uganda, Malavi, Sudan, Somali, Tanzanya, Kenya, Güney Afrika, Mozambik, Zimbabve, Esvatini ve Cibuti.

Orta Asya ve Kafkasya: Moğolistan, Gürcistan (Acara), Afganistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Tacikistan ve Kazakistan.

Güney Asya: Bangladeş (Arakan), Myanmar (Arakan), Pakistan, Endonezya (Açe), Tayland (Patani), Nepal, Sri Lanka, Filipinler (Bangsamoro), Hindistan (Keşmir) ve Vietnam.

Balkanlar ve Avrupa: Macaristan, Bosna Hersek, Kosova, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Karadağ, Sırbistan (Sancak ve Preşova), Romanya, Ukrayna (Kırım)

Amerika: Kolombiya

Bu Kurban Bayramı’nda ihtiyaç sahipleri, unutulanlar ve mazlumlar için yola çıkıyoruz.

Kurban vekaletlerinizi Türkiye ile birlikte 59 ülkede milyonlarca ihtiyaç sahibine ulaştırmak ve dertlerine derman olmak için hazırlıklarımızı tamamlıyoruz.  

gkurb.jpg

KURBAN BAĞIŞI İÇİN: https://antalyaihh.org.tr/bagis/index.php?r=site/cart

Desteğinizle, kurban çalışması yapacağımız ülkeler:

ORTA DOĞU

Yemen, Filistin (Gazze ve Batı Şeria), Suriye, Irak, Lübnan, İran, Ürdün, Tunus, Mısır

AFRİKA

Çad, Kamerun, Mali, Benin, Togo, Nijer, Sierra Leone, Burkina Faso, Moritanya,

Gine, Burundi, Etiyopya, Uganda, Malavi, Sudan, Somali, Tanzanya, Kenya, Güney Afrika,

Mozambik, Zimbabve, Esvatini, Cibuti

ORTA ASYA VE KAFKASYA

Moğolistan, Gürcistan (Acara), Afganistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Tacikistan, Kazakistan

GÜNEY ASYA

Bangladeş (Arakan), Myanmar (Arakan), Pakistan, Endonezya (Açe), Tayland (Patani),

Nepal, Sri Lanka, Filipinler (Bangsamoro), Hindistan (Keşmir)

BALKANLAR VE AVRUPA

Macaristan, Bosna Hersek, Kosova, Arnavutluk, Kuzey Makedonya,

Karadağ, Sırbistan (Sancak ve Preşova), Romanya, Ukrayna (Kırım)

AMERİKA

Kolombiya

2021 Kurban yolculuğumuzda destek ve bağışlarınızla;

Türkiye ile birlikte 65 ülkede

62 bin 62 hisse kurbandan

2 milyon 482 bin 480 ihtiyaç sahibi faydalandı. 

Ülkemizle birlikte 20 ülkede 61 bin 836 yetim ve ihtiyaç sahibi çocuk ile annelerinin yüzü

yeni bayramlık kıyafetiyle güldü.

Bu iyiliğe vesile olan hayırseverlere teşekkür ederiz.

Kurbanlarınız nasıl kesiliyor?

kurban-ikonlar-1.png

Kurbanlarını vekâlet yoluyla vakfımıza gönderen hayırseverlerimiz, kurban bedellerini banka hesap numaralarına havale, kredi kartı, posta çeki ile veya vakıf merkezine bizzat gelerek elden, internet üzerinden online bağış veya telefon vasıtasıyla ulaştırır.

kurban-ikonlar-2.png

Gelen kurban bedelleri bağışçıların talebi doğrultusunda, vakfımız tarafından kurban çalışması yapılacak ülkelerin ihtiyaç durumuna göre paylaştırılır.

kurban-ikonlar-3.png

Kurbanlıklar İHH görevlilerince çalışma yapılacak ülke ve bölgelerde kurban ibadeti için gerekli kriterlere uygun olarak satın alınır.

kurban-ikonlar-5.png

Kurban Bayramı’nın birinci günü kurbanlıklar bayram namazı akabinde İslami usullere göre kesilir. Bayramlaşmanın ardından kesilen kurbanlar paylara bölünerek ihtiyaç sahiplerine dağıtılır.

kurban-ikonlar-4.png

Kurban kesimleri tamamlandıktan sonra vakfımız, kurban sahiplerine kısa mesaj yoluyla kurbanın kesildiğine dair geri bildirimde bulunur.

Kurban çalışmalarımızla alakalı sorular

İHH Kurban çalışmalarına nasıl hazırlanıyor, ihtiyaç sahibi insanlar nasıl belirleniyor, İHH kurban bölgelerini tespit ederken nelere dikkat ediyor, yardım kuruluşlarına kurban vekaleti verilebilir mi, kurban kesimi için gerekli olan vekalet konusu nasıl gerçekleşiyor, İHH kurban fiyatlarını nasıl belirliyor, kişi kurbanını dilediği yerde kestirebiliyor mu, kurban vekaleti veren kişi kurbanının kesildiğini nasıl öğreniyor gibi soruların cevaplarına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Oradaydık

Kutu gibi bir evin sakini

Kurban paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için köy köy geziyoruz. Maglaj’ın bir köyünde Zehrija teyzenin evine yaklaştık; dışı eskimiş, camlarından biri kırık, perdeyle kapatılmış, kutu gibi bir ev. Tıkladığımız kapı biraz bekleyince açıldı. Bizi görünce yüzü güldü Zehrija teyzenin. Koltuk değneğiyle yavaşça dışarı çıktı, bayramlaştık ve kurban payını hediye ettik. Sevincini görmeliydiniz.

Yüzlerce kilometre uzakta bir insanın hayatına dokunmanın tarifi yok.

Murat İzmir / Bosna Hersek, 2019

Sadece İHH’nın yardım götürdüğü köy

Kurban çalışmaları için Filipinler’deyiz. Kurban kesimi, dağıtımı, yetimhane ziyaretleri, yetimlerle oyunlar derken yoğun ama yorucu olmayan bir yolculuktayız. Bayramlık hediye ettiğimiz yetimlerin gözündeki ışıltı yorgunluğumuzu alıyor. Kurban paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için köyleri ziyaret ediyoruz. Bu ziyaretlerden birinde köy camisinin imamı Archil Hoca gözlerimize bakarak: “Altı yıldır buraya sadece İHH geliyor. Köydeki Hristiyanlar samimiyetinizden etkilenip Müslüman oluyor. Bugüne kadar 700 kişi Müslüman oldu” dedi. Anladık ki Kurban sadece et paylaşmak değil.

Mehmet Özdamar / Filipinler, 2018

İHH, Ramazan’da 2,5 milyon kişiye ulaşmayı hedefliyor30 yıldır dünyanın farklı coğrafyalarında Ramazan çalışmaları yürüten İHH İnsani Yardım Vakfı, bu yıl da “Ramazan’ı Yaşat” sloganıyla Türkiye dâhil 57 ülkede yardım faaliyetlerinde bulunacak. İHH; bağışçıların zekât, sadaka, fitre ve bağışlarını; savaş, işgal ve doğal afet bölgelerindeki yaklaşık 2,5 milyon ihtiyaç sahibine ulaştırmayı hedefliyor. 14.03.2022

“Ramazan’ı Yaşat” sloganı ile çalışmalarını gerçekleştirecek olan İHH İnsani Yardım Vakfı ekipleri, ulaştıkları bölgelerde ihtiyaç sahiplerinin, mültecilerin, yetim ailelerinin kapılarını çalacak, Ramazan yardımları götürecek.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye’de ve dünyada yetimler ile ailelerine destek olunacak, yetimlere bayramlık giysiler hediye edilecek, kumanyalar dağıtılacak, iftar sofraları kurulacak ve yetimler için nakdi yardımlarda bulunulacak. İHH’nın tüm bu yardımlarından Türkiye’de ve dünyada toplamda yaklaşık 2,5 milyon kişinin istifade etmesi hedefleniyor.

Serik/Antalya

Gıda kolileri 81 şehre doğru yola çıktı

Bu Ramazan’da yaklaşık 140 bin kişinin hayırseverlerin fitre ve zekat bağışlarından İHH aracılığıyla faydalanması planlanıyor. 400 TL olarak belirlenen kumanya paketlerinin Türkiye’de ve yurt dışında toplamda 300 bine yakın ihtiyaç sahibine ulaştırılması amaçlanıyor. Geçen sene olduğu gibi dağıtımlarda öncelenen Türkiye’deki gıda kolileri, 65 TIR’la 81 şehre doğru yola çıktı.

Manavgat/Antalya

İftariyelikler ikram edilecek

Bağışçılar, yurt dışında kurulacak olan iftar sofralarına 50 TL katkıda bulunarak bir kişinin iftarlığını karşılayabilecek. Suriye’nin çeşitli bölgelerinde ve kamplarda da yine iftariyelik ikramlarında bulunulacak.

İHH, bu Ramazan ayında da çocukları mutlu edecek çalışmalar planladı. Bu kapsamda, 31 ülkedeki 100 bin yetim ve ihtiyaç sahibi çocuğa bayramlık kıyafetler hediye edilecek. Hayırseverler, dünyanın dört bir yanında 200 TL’ye bir çocuğu baştan aşağıya giydirerek bayramlık ihtiyacını karşılayabilecek.

Türkiye dâhil 57 ülkede çalışma yapılacak

İHH, bu Ramazan ayında, Türkiye dâhil 57 ülkede ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştıracak. Türkiye dışında savaş ve kriz bölgeleri ağırlıklı olmak üzere şu coğrafyalarda faaliyet yürütülmesi planlandı:

Orta Asya, Doğu Asya ve Kafkasya: Azerbaycan, Gürcistan, Afganistan, Kırgızistan, Kazakistan, Moğolistan, Tacikistan ve Ukrayna. (Kırım)

Balkanlar: Bosna Hersek, Kosova, Arnavutluk, Kuzey Makedonya, Romanya, Karadağ ve Sırbistan. (Sancak ve Preşova)

Güney Amerika: Kolombiya.

Afrika: Çad, Mali, Benin, Togo, Nijer, Sierra Leone, Burkina Faso, Moritanya, Burundi, Etiyopya, Sudan, Somali, Tanzanya, Kenya, Uganda, Cibuti, Kamerun, Güney Afrika, Mozambik, Gine ve Zimbabwe.

Ortadoğu: Yemen, Filistin, Irak, Lübnan, Ürdün, Suriye, Libya, Tunus ve İran.

Güney Asya: Bangladeş, Myanmar (Arakan), Pakistan, Endonezya, Tayland (Patani), Nepal, Sri Lanka ve Moro.

Orta Avrupa ve Doğu Avrupa: Moldova ve Macaristan.

Mali

Geçen sene neler yapıldı?

– İHH, 2021 yılı Ramazan çalışmaları kapsamında, Türkiye’nin 81 ilinin yanı sıra, 56 ülkede 2 milyon 700 bin kişiye ulaştı.

-151 bin 673 ihtiyaç sahibine zekat, fitre ve fidye ulaştırıldı.

-303 bin 288 kumanya paketi dağıtıldı.

-1 milyon 79 bin 640 kişi bu kumanyalardan faydalandı.

-296 bin 234 kişiye iftar yemeği verildi.

-140 bin 209 yetim ve ihtiyaç sahibi çocuğa bayramlık kıyafet hediye edildi.

– Türkiye genelinde 23 bin 165 aileye gıda kartı dağıtımı gerçekleştirildi. Suriye’deki mağdurlara ise ise 41 bin 767 adet hijyen paketi ulaştırıldı.

Destek olmak için

Hayırseverler, Türkiye’de ve dünyanın farklı bölgelerindeki ihtiyaç sahibi Müslümanlar için zekâtlarını, fitrelerini, sadakalarını ve kumanyalarını bağışlayarak İHH’nın Ramazan boyunca gerçekleştireceği kampanyalara destek olabilirler. Bağışçılar;

-FITRE yazıp 4072’ye SMS göndererek 50 TL,
-IFTAR yazıp 4072’ye SMS göndererek 50 TL,

-KUMANYA, BAYRAMLIK ya da IFTAR,  kelimelerinden birini yazıp 3072’ye SMS göndererek 10 TL katkıda bulunabilirler. Ayrıca, daha yüksek tutarlarda bağış yapmak isteyen hayırseverler, İHH’nın banka hesaplarından, internet sitesinden online olarak ve en yakın İHH temsilciliğine başvurarak yardımda bulunabilecek.”

https://antalyaihh.org.tr/bagis/

Savaş sebebiyle göç etmek zorunda kalan milyonlarca insan yıllardır zor şartlarda yaşıyor. Kış geldiğinde ise dondurucu soğuk ve yağmur şartları daha da zorlaştırıyor.

ba2a5509_1.jpg

Maddi imkansızlıklar sebebiyle bot, mont, battaniye, soba ve kömüre ulaşamayan yüz binlerce aile var. Yağmur yağdığında kamplar çamurla doluyor ve çadırdan çıkıp yürümek dahi mümkün olmuyor.

Kış kapıda. Milyonlarca ihtiyaç sahibi yolumuzu gözlüyor. Bağışlarınızla, kardeşlerimizi dondurucu soğuklara karşı yalnız bırakmayalım.

Bu kampanyaya bankadan bağış yapmak isterseniz açıklama kısmına ‘SURİYE BOT MONT’ yazmanız yeterli olacaktır.

207. tırımızı dualarla sınıra gönderdik.

Antalya İHH olarak savaş başladığından bu yana toplamda 207 tır insani yardım malzemesini sizlerin desteği ile sınır kamplara ulaştırdık.

Türkiye sınırında soğuktan çok fazla insan madur oluyor. Kış şartlarında en çok ihtiyaç duyulan battaniye ve ayakaabı yüklü tırımız kamplarda dağıtılmak üzere Antalya’dan Hatay sınırına gönderdik.

Suriye’deki savaş, vahim bir insani krize sebep oldu. 6.6 milyon kişi ülke içinde yerinden edildi. Savaştan kurtulanlar çadırlarda ya da metruk binalarda yaşamını devam ettirmeye çalışıyor. Çadır kentlerde 1.5 milyon insan yaşıyor ve yüzde 80’ini kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.

Geçtiğimiz günlerde şiddetli soğuk, yoğun kar ve yağmurdan dolayı 20 bin kişi çadırını terk etmek zorunda kaldı. Bir çocuk soğuktan dolayı hayatını kaybetti. Bölgeye yardımlarımızı hemen ulaştırdık ancak çadırlarda yaşamak daha da zorlaştı.

Bu soruna kalıcı yöntemler bulmak için çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl Briket Ev projemizi hayata geçirdik, 14 bin briket ev inşa ettik ve aileleri yerleştirdik. Acil çözüm olarak kurduğumuz Briket Evler projesi hedefine ulaştı ve artık yeni projemiz için çalışmalara başladık.

720-450px.jpg

Yenilenen projemizle içerisinde tuvaleti, mutfağı, avlusu, temiz su ve elektrik tesisatı, pis su gideri, su deposu, kapı ve pencereleri demirli, beton çatılı 40 metrekare büyüklüğe sahip Yaşam Evleri inşa etmek için kolları sıvadık.

Gelin birlikte çoğu yetim, engelli, yaşlı ve kadınlardan oluşan ihtiyaç sahipleri için Yaşam Evleri inşa edelim. Hem mevsim şartlarından korunabilsinler hem de kendilerine ait bir yuvaları olsun.

Bir evin toplam maliyeti 1800$’dır.

BangsaMoro’nun Talayan bölgesinde inşaa edilecek Kubbeli ve Minaresi 11 metre uzunluğundaki Cami aynı anda 150 Müslümanın 108 m²’lik alanda ibadetlerini eda etmelerine imkan verecektir. Cami, Ümraniye İHH Abdulhamid Han ilkokulunun önünde yer alarak oğrenciler ve bölge halkına hizmet edecektir.

Bölge Bilgisi

Resmî adı                             : Bangsamoro (Moro Özerk Bölgesi)

Bulunduğu ülke                   : Filipinler Cumhuriyeti

Yüz ölçümü                          : 96.438 m2

Bağlı bulunduğu ülke         : Filipinler

Nüfusu                                  : 5.000.000 (resmî), 10.000.000 (gayri resmî)

Etnik grupları                       :Maranao, Maguindanao, Iranun, Tausung ve Samal %92, diğer (Yakan, Sangil, Badjao, Kalibogan, Jama Mapun, Palawanon, Kalagan ve Molboglar gibi gruplar) %8

Dini                                        : İslam

Genel bilgiler

Filipinler, Güneydoğu Asya’da Filipin denizi ile Güney Çin denizi arasında kalan 7100 civarında takımadadan oluşan bir ülkedir. Moro bölgesi ise Filipinler’in güneyinde kalan bölgedir.  Moro bölgesi, adını o bölgede yaşayan Moro halkından almaktadır. Moro, diğer bir ifade ile Bangsomoro ifadesi ise farklı etnik gruplardan oluşmalarına rağmen Filipinler’de yaşayan Müslüman halkı tanımlayan isimlerdir. Bangsamoro terimi Malay dilinde millet anlamına gelen bangsa kelimesi ve Endülüs’ün Müslümanlar tarafından kaybedilme dönemi olan, Batılıların Reconquista adını verdikleri dönemde İspanyolların Araplara ve Müslümanlara verdiği İspanyolca Moor kelimesinden gelmektedir.

BİR TUĞLADA SEN BAĞIŞLA

Fiziki yapısı

Bölgede kıyılar düzgün değildir. Çok sayıda nehir ve derenin bulunduğu ülkede, sık ağaçlar, yükseklerde tropikal ormanlar, alçaklarda ise meşe ve çamlar hakimdir. Dağlar kuzey güney doğrultusunda uzanır. Ülke tropikal kuşakta yer aldığı için iklimi sıcak ve nemlidir.

Moro Müslümanlarının diğer nüfusa göre çoğunluk olarak yaşadığı adalar Mindanao, Sulu, Basilan, Tavi-Tavi ve Palavan’dır. Bundan başka Moroların yaşadığı bölgeler Lanao del SurMaguindanaoCotabatoGüney CotabatoDavao del SurSaranganiSultan KudaratZamboanga del SurZamboanga del Norte ve Basilan bölgeleridir

Mindanao, Sulu, Basilan, Tavi-Tavi ve Palavan’ın yüzölçümü 96.438 m2 olarak tüm Filipinler topraklarının %33’ünü oluşturmaktadır.

Nüfus yapısı

Filipinler’deki tüm Müslüman nüfusun altı milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Moro halkı Müslüman’dır.

Filipinler nüfusunun %6,5’ini oluşturan Morolar, değişik etnik gruplardan oluşmaktalar. Bu grupların yaklaşık %92’si Mindanao adasının Lake Lanao bölgesinde yaşayan Maranaolar, Cotabato’da yaşayan Maguindanaolar ve Iranunlar, Sulu adalarında yaşayan Tausunglar ve Sulu ile Mindanao kıyılarında yaşayan Samallardır. Bunlar dışında Yakan, Sangil, Badjao, Kalibogan, Jama Mapun, Palawanon, Kalagan ve Molboglar gibi gruplar da vardır

Tarihi

Morolar bölgenin yerli halkıdır ve İslamiyetle 9. yüzyılda Arap tüccarların bölgeye gelmesi ile tanışmışlardır. İslamiyet bölgede hızla yayılmış, hatta birkaç İslam Sultanlığı kurulmuştur. 16. yüzyılda bölgeye İspanyol sömürgecilerin gelmesine kadar Müslümanlar Mindanao adasının büyük bölümüne hakim olmuşlardır. Daha sonraki dönemde Moro halkı sırası ile İspanyol ve ABD kontrolüne girmiştir.

Güneydoğu Asya’da Güney Çin Denizi’yle Büyük Okyanus arasında kalan takımadaların oluşturduğu Filipinler’de 4 milyona yakın Müslüman vardır ve ülke nüfusunun % 5,4’ünü oluşturmaktadırlar. Filipinli Müslümanlar değişik etnik unsurlardan oluşmakta ve çoğunluğu Moro ve Mindanao adalarında yaşamaktadır. Moro Müslümanlarının yaşadığı adalar asıl Filipin adalarından ayrı bir grup teşkil etmektedir ve bu adalar, Filipinler tarafından ABD’nin de yardımıyla 1946’da işgal edilmiştir.

Filipinler’in güneyinde bulunan ve Müslümanların yoğun olarak yaşadığı Moro, Mindanao ve bunlara bağlı bazı adalarda 1970’ten bu yana Müslümanlar tarafından bağımsızlık mücadelesi verilmektedir. Müslümanların bağımsızlık mücadelesini koordine etmek üzere ilk ortaya çıkan hareket 1972’de kurulan Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (Moros National Liberation Front/MNLF)’dir. Bu cephenin liderliğini kuruluşundan sonra Nur Misvari üstlendi. Hareketin kuruluşunda Misvari’den sonra gelen ve Kahire’de İslami ilimler eğitimi görmüş olan Selamet Haşim ise MNLF’nin lideri Nur Misvari’nin laik bir anlayışa sahip olduğu gerekçesiyle, 1977’de bu hareketten ayrılarak Moro İslami Kurtuluş Cephesi (Moro Islamic Liberation Front/MILF) adında bir başka örgüt kurdu. Bu ayrılma olayında MNLF’nin 1976’da Filipinler hükümetiyle Libya’nın Trablus kentinde bir ateşkes anlaşması imzalamasının da önemli etkisi oldu.

Trablus’ta gerçekleştirilen ateşkes 1980’de bozuldu ve silahlı mücadele tekrar başladı. Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF) 12 yıl süren mücadeleden sonra Ekim 1992’de Filipinler hükümetiyle ateşkese gitti. 16 Nisan 1993’te de Endonezya’da “barış” görüşmeleri başlatıldı. 7 Kasım 1993’te bir ateşkes anlaşması ve bir de İlkeler Anlaşması imzalandı.

Sonuçta üç yıldan fazla süren görüşmelerden sonra Moro ve Mindanao adalarının bulunduğu Güney Filipinler’e MNLF öncülüğünde özerklik verilmesi üzere bir anlaşma imzalanması konusunda ittifak sağlandı. Bu konuda hazırlanan ilk barış anlaşması taslağı da 23 Haziran 1996’da Güney Filipinler’in Davao kentinde parafe edildi. 2 Eylül 1996 tarihinde de bu anlaşma Endonezya’nın başkenti Jakarta’da taraflarca imzalanarak resmen uygulamaya geçirildi.

Anlaşma, Güney Filipinler’deki 14 bölgeye özerklik verilmesini öngörüyordu. Ancak ilk geçiş döneminde MNLF’nin bu 14 bölgenin yönetiminde herhangi bir rolü olmayacaktı. Sadece Barış ve Kalkınma Meclisi adı altında bir meclis oluşturulacak ve başkanlığına da Nur Misvari getirilecekti. Bu meclis bölgedeki yerel yönetimlere sadece bazı tavsiyelerde bulunabilecekti. Bu tavsiyelerin uygulanması zorunluluğu olmayacaktı. Barış ve Kalkınma Meclisi’ne bağlı olarak Müslümanların dini işlerinin koordinasyonuyla ilgilenmek üzere bir Fetva Dairesi oluşturulacaktı. Bu dairenin yetkilileri söz konusu meclisin başkanı tarafından atanacaktı.

Barış ve Kalkınma Meclisi’nin görev yapacağı geçiş dönemi üç yıl sürecekti. Bu sürenin bitiminde söz konusu 14 bölgede referanduma gidilerek halktan “özerkliği mi yoksa Manila yönetimine bağlı kalmayı mı” istedikleri sorulacaktı. Bu referandumda halkının çoğunluğu özerkliği isteyen bölgelere tam özerklik verilecekti.

Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF) ve radikal görüşleriyle tanınan Ebu Seyyaf grubu Barış ve Kalkınma Meclisi’ne idari ve siyasi açıdan hiçbir yetkinin verilmemesi ve söz konusu 14 bölgeye özerklik verilmesinin referandum şartına bağlanması dolayısıyla karşı çıktılar. Bölgede 1946’dan bu yana uygulanan nüfus kaydırma politikası sebebiyle özerklik verileceği bildirilen 14 bölgenin çoğunda Hıristiyanların oranı artmış durumdaydı. Bundan dolayı anlaşmanın imzalandığı tarihteki yorumlarda referandumdan “özerklik” lehine oy çıkacak bölge sayısının 4’ü geçmeyeceğine dikkat çekiliyordu. Bu sebepten sözü edilen gruplar özerkliğin referandum şartına bağlanmasına karşı çıkıyorlardı. Ancak anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte MNLF gerillaları büyük ölçüde bağımsızlık mücadelesinden tecrit edilmiş oldular. Bu yüzden MILF ve Ebu Seyyaf grubuna mensup mücahitler hükümet kuvvetleri karşısında yalnız bırakıldılar. Bu durumda bağımsızlık mücadelesini sürdürmeleri zorlaştı. Dolayısıyla MILF de 17 Temmuz 1997 tarihinde Filipinler hükümetiyle bir ateşkes anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaya göre Filipinler hükümeti MILF’nin gerilla kamplarına yönelik saldırılarını durduracak, MILF de silahlı eylemlerine ara verecekti.

Malezya hükümeti kurulacak özerk Moro yönetimine ekonomik açıdan destek vereceğini açıkladı. O zamanki Malezya Dışişleri Bakanı Abdullah Bedevi, Filipinler yönetimiyle MNLF arasında bir barış anlaşması imzalanmasını olumlu bir gelişme olarak gördüklerini ve kurulacak Moro yönetimine yardımcı olacaklarını bildirdi. Malezya başbakanı Dr. Mahathir Muhammed de konuyla ilgili açıklamasında Malezya şirketlerini Güney Filipinler bölgesine yatırım yapmaları için teşvik edeceklerini ifade etti. Mahathir Muhammed, Güney Filipinler bölgesinin doğal zenginlikler açısından Malezya’nın bazı bölgelerinden daha zengin olduğunu ancak güvenlik sorunu yüzünden kimsenin bölgeye yatırım yapma cesareti gösteremediğini de dile getirdi.

Anlaşmanın imzalandığı tarihte böyle bir havanın oluşturulmasına rağmen Filipinler hükümeti taahhütlerine sadık kalmadı. Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF) anlaşmayla bir bakıma kendini Filipinler hükümetine teslim ettiğinden onun anlaşmaya uymayan tavırları karşısında fazla bir şey yapamadı. Anlaşmanın uygulamaya geçirilmesi konusunda herhangi bir uluslararası gözetim olmadığından da Filipinler hükümeti kendini rahat hissediyordu.

Filipinler hükümeti 2000 yılının yazında Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF)’nin Ebu Bekri Sıddık kampı adı verilen askeri kampına bir askeri operasyon düzenledi. Bu kamp adı geçen hareketin merkezi gerilla kampı olarak biliniyordu. Filipinler yönetimi bu saldırıyla aynı zamanda sözünü ettiğimiz ateşkes anlaşmasını da ihlal etmiş oluyordu. MILF’nin lideri Selamet Haşim yaptığı açıklamada Filipinler hükümetinin imzaladığı hiçbir anlaşmaya bağlı kalmadığına dikkat çekti ve Bangsamoro bölgesinde devam eden çatışmaların tek sorumlusunun Filipinler yönetimi olduğunu dile getirdi. Selamet Haşim, Filipinler hükümetinin Moro ve Mindanao’daki Müslüman halkın kendi kendini yönetme haklarını kabul etmeyerek ve silahlı saldırı yolunu seçerek çatışmaların devam etmesine sebep olduğunu ifade etti.

Selamet Haşim, insanları rehin alarak bir şeyler yapma metodunu asla kabul etmediklerini ve buna kesinlikle karşı olduklarını da ifade etti. Bu arada MILF’nin bugün Mindanao adasına özerklik verilmesi için BM gözetiminde, hileden uzak bir referanduma gidilmesini savunduğunu da hatırlatalım.

Ülkenin diktatörü Marcos, bağımsızlık mücadelesini başlatan Müslümanlara toplu katliamlar uyguladı. Bu katliamlarda 10 bini kadın ve çocuk olmak üzere toplam, 50 bin Müslüman katledildi.

Moro’daki bağımsızlık mücadelesinin başladığı tarihten bu yana taraflardan toplam olarak 125 binden fazla insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Bu gruba mensup milisler zaman zaman Filipinler yönetimine isteklerini kabul ettirmek ve Moro meselesini gündeme getirmek için rehine alma eylemleri gerçekleştiriyorlar.

Ebu Seyyaf grubunun gerçekleştirdiği birtakım rehin alma olaylarıyla bağlantılı olarak oluşan olumsuz hava, Moro cephesinin prestijine dünya kamuuoyu nezdinde zarar verdi.

Ekonomik yapısı

Filipinler nüfusunun 6/7’si, Moro halkın da büyük bir kısmı tarımla uğraşmaktadır. Bölgenin ihraç ürünleri pirinç, şeker, hindistan cevizi, kenevir, kereste, tütün ve tropikal meyvelerdir. Bölge yeraltı kaynakları bakımından da oldukça zengindir. Mindanao adasında demir, kurşun, çinko ve krom; Palavan’da cıva ve krom çıkmaktadır.

Moro bölgesi bölgeye Batılıların gelmesi ile başlayan sömürgeleştirme sürecinden sonra, ABD yönetimi döneminde ve hatta Filipinler Cumhuriyeti döneminde ekonomik anlamda çok gerilemiştir. Mindanao adası tarım, maden ve orman kaynakları bakımından sömürülmüş, halkın eğitimine yeterince önem verilmediği için halk işsizlik ve fakirlik sorunu ile baş başa kalmıştır.

1912 yılında tarım kolonileri kurulmuş ve Müslümanların yaşadıkları topraklar Hıristiyanların işgaline uğramış ve bu topraklar onlara ayrılmıştır. Bu tarihten önce Mindanao ve Sulu’daki toprakların büyük bir bölümüne sahip olan Müslümanlar, 1972’de %30’una, 1982’de ise %17’sine sahiptiler. Bu durum toprakların çok büyük bir hızla Müslümanların elinden alındığının bir göstergesidir.

  1. yüzyılın başında Filipinlerle anlaşma imzalayan bazı Amerikan şirketleri bölgeye geldiler ve ananas, kauçuk gibi çeşitli ürünlerin üretimi ile ilgilendiler. 1945’ten sonra muz, şeker kamışı, kahve gibi ürünlerin yanında madencilik ve balıkçılık da ülkede hakim gelir kaynaklarıydı. Ancak bu gelir kaynakları Batı’nın ihtiyaçları için tahsis edilmişti. Halk dışarıya ihraç ettiği ürünlerden hak ettiği payı alamıyordu. Zaten bir süre sonra Müslümanlar bu topraklarda işçi konumuna düşmüşlerdi.

Bugün de Moro bölgesinde sömürge döneminin gölgesi hakim. Kendilerine ait hak, hukuk, eğitim vs. düzenleri olmayan Müslümanlar ekonomik anlamda sıkıntı çekmeye devam ediyorlar. Ellerinde yeterli imkanları olmadığı için balıkçılık gibi imkanlardan da yeterli verimi alamıyorlar. 2000 yılında otonom bölgeyi oluşturan dört ana bölge Filipinlerin en fakir 10 bölgesindendi. 2003’te otonom bölgedeki fakirlik oranı %45’ti. Bu tarihte ikinci fakir bölge olan Maguindanao dışındaki diğer üç bölge olan Lanao del SurSulu ve Tawi-Tawi en fakir 10 bölge dışında kalmayı başardı. Müslümanların devlet dairelerinde temsil edilme imkanları çok az olduğu için de ekonomik anlamda haklarını elde edemiyorlar. Bağımsızlık taleplerinin şiddetle bastırılması ve zaten Filipinler’de hakim olan baskıcı rejim Müslümanların ekonomik anlamda refahına müsaade etmiyor. Filipinler’deki çatışmalardan ve baskılardan dolayı da komşu ülkeler bu bölgeye yatırım yapmaya çekiniyor. Bölgenin ekonomisi gelişmeye müsait olmasına rağmen Filipinler hükümeti ve bağımsızlık talep eden Moro grupları arasındaki çatışmalar güvenlik sorununun yanında sosyal diğer sorunları da beraberinde getirdiği için ekonomi olumsuz yönde etkileniyor. Tüm bu sebeplerle Moro bölgesi ancak çatışmaların, kavgaların bittiği zaman refaha kavuşacağa benziyor. Çatışmalar da ancak Moro Müslümanlarının hak ve hürriyetleri kendilerine iade edildiği zaman sona erecektir.

BİR TUĞLADA SEN BAĞIŞLA

İhtiyaç

Müslüman nüfusun yaşadığı Mindanao Adası Filipinler’in geri kalmış bölgelerinin başında gelmektedir. Bu bölge üzerindeki Müslümanların ibadetlerine cami içerisinde yerine getirebilmeleri adına cami projesine ihtiyaç vardır.

Bölgedeki Müslümanların  Cuma,Bayram ve Teravih namazlarını kılmak için gidebilecekleri bir camileri olmadığından bu cami inşasını yapılması ile halkın ibadetlerini camide yapmasının önünü açacaktır.

Amaç

Bölgedeki Müslüman halkın ibadetlerini cemaatle eda edebilecekleri camilere ihtiyaç duymaktadırlar. Ancak hâli hazırda camileri olmadığından cami inşa projesine ihtiyaçları vardır. Dolayısıyla bölge halkı özellikle Cuma ve Bayram namazı gibi birlikte eda edilmesi gereken ibadetlerini daha iyi bir şekilde gerçekleştirebilmeleri için bu projeye ihtiyaçları vardır.

Bu proje ile aynı zamanda gençlerin, bireylerin Kur’an ve sünnet gereğince yaşamalarını sağlamak. Cami ilim halkaları sayesinde yetiştirilmesine de imkan sağlanılacak. Tamamen hayırseverlerin bağışı ile hayat bulacak olan bu projeye sahip çıkmak Moro’nun İslâmî geleceğini kimsesiz bırakmamaktır. Ayrıca bu proje ile Moro ve Türkiyede’ki Müslümanların kardeşlik bağınıda geliştirmeye yardımcı olacaktır.

Kapsam

Bu proje ile 2019’de hizmete girecek olan cami 108 m².  olup yaklaşık aynı anda 150 kişinin ibadet edebileceği ve yetim çocukların İslami eğitim görebilecekleri tek minare, kubbeli bir cami inşa edilecektir. Cami’nin yapılacağı yer Moro’nun Talayan bölgesinde olacaktır.  İnşaat başlangıcından sonra 6-8 ay içerisinde tamamlanması planlanmıştır. Bölgede yaşayan halkın hepsi Müslüman olmakla beraber bu cami projesinden faydalanacaktır.

Yer Bilgisi

Linamunan, Talayan, Maguindanao, Filipinler bölgesinde inşaa edilecektir. Koordinat bilgisi, 6°53’36.9″N 124°18’32.4″E. Şehre uzunluğu 20 Km

Detay Bilgiler
Çalışma Bölgesindeki Nüfus7.000 Kişi
Yaş Dağılımı25,00 % 0 – 14 Yaş 40,00 % 15 – 24 Yaş 30,00 % 25 – 54 Yaş 5,00 % 55 – 64 Yaş
Okur Yazar Oranı35 %
Geçim KaynaklarıTarım Hayvancılık Uluslararası Yardımlar
Dini İnançlar100,00 % Müslüman
İstifade Eden Kişi Sayısı3.000 Kişi
Beklenen Temel FaydalarEğitim İhtiyaçlarının Karşılanması İbadet İmkanlarının İyileştirilmesi Bağış Katkısı ve Farkındalık Sağlanması

Referans Projeler / Önceki Tecrübeler

  • 2017/7455 Moro’nun Maguindanao şehrinde inşaa edilecek Kubbeli ve Minaresi 11 metre uzunluğundaki Cami aynı anda 150 Müslümanın 108 m²’lik alanda ibadetlerini eda etmelerine imkan verecektir. Cami hazır kompleks alanı içerisinde yer alıp Haticetü’l Kübra ve Akıncılar yetimhanelerine komşu olduğu gibi yemekhane binasının da önünde olacaktır.
    Moro’nun Maguindanao şehrinde inşaa edilecek Kubbeli ve Minaresi 11 metre uzunluğundaki Cami aynı anda 150 Müslümanın 108 m²’lik alanda ibadetlerini eda etmelerine imkan verecektir. Cami hazır kompleks alanı içerisinde yer alıp Haticetü’l Kübra ve Akıncılar yetimhanelerine komşu olduğu gibi yemekhane binasının da önünde olacaktır

BİR TUĞLADA SEN BAĞIŞLA

Yetim

Ailelerini kaybeden, sahipsiz ve korumasız kalan yetimlerin çoğu İslam coğrafyası üzerinde bulunuyor. İnsan kaçakçılığı, çocuk askerliği, çocuk işçiliği, organ mafyası, madde bağımlılığı, suç örgütleri, fuhuş ve dilenci şebekeleri bu korumasız çocukların karşılaşabileceği tehditlerden bazıları. Kötü amaçlı kuruluşlar ise sahipsiz kalan milyonlarca yetim çocuğa Müslüman ülkelerde bile ulaşıp onları kendi çıkarları için kullanıyor.

İHH olarak onlarca ülkedeki yüz binlerce yetime sahip çıkmaya gayret ediyoruz. Büyüyüp kendi ayakları üzerinde duruncaya kadar yetimlere destek olmak; barınmadan sağlığa, eğitimden gıdaya her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için durmaksızın çalışıyoruz. İstiyoruz ki kendi topraklarında, kültürlerinden kopmadan, yakınlarının yanında kimseye muhtaç olmadan yaşasınlar. Ebeveynlerini kaybetmiş ve akrabaları yanında yaşamaları mümkün olmayan yetimler için kendilerini aile ortamında hissedecekleri yetimhaneler inşa ediyoruz.

Dört bir yandaki 50 ülkede ve Türkiye’de 77 şehirde bulunan 119 bini aşkın yetim çocuğun her ay düzenli bakımını üstleniyor; eğitim, sağlık, gıda, barınma gibi konularda onlara destek veriyoruz. Her yıl ise 120 ülkedeki 800 bin yetime dönemsel yardım ulaştırıyoruz.

Ben de yetimlere destek vermek istiyorum

Yetimlerin ihtiyacı nasıl karşılanıyor?

Yetimlerin yılın her vakti eğitim, sağlık, gıda, kıyafet ve barınma gibi ihtiyaçlarını karşıladığımız, bayramlarda gülücükleri eksik olmasın diye yeni elbiseler hediye ettiğimiz, güvenli ortamlarda büyümeleri için yetimhaneler açtığımız yetim çalışmalarını yürütebilmek adına geliştirdiğimiz birkaç yöntem bulunuyor. Bunlar:

Yetim Sponsorluk Sistemi.

Bu sistemle bir kişi, aile, kurum, arkadaş grubu, sınıf veya okul bir yetime sponsor olabiliyor; aylık 150 lira bağışlayarak sponsoru olduğu yetimin eğitim, sağlık, gıda, kıyafet ve barınma ihtiyaçlarına önemli bir katkı sağlayabiliyor. Siz de yetimlere düzenli destek olarak hayatlarını değiştirebilirsiniz.

13 ülkede 38 yetimhane, 1 Eğitim Köyü ve 1 Eğitim Merkezi

İHH Neden Yetimhane Kuruyor?

İHH yetimhaneleri, yetimlerin barındığı yapılar olmanın ötesinde bir vazife görüyor. Çoğu zaman stratejik öneme sahip yetimhaneler bölgenin gerektirdiği şartlar doğrultusunda inşa ediliyor. Müslümanların baskı gördüğü ülkelerde öğrenciler devlet okullarında kendi dillerinde eğitim alamıyor ve İslami eğitim alma imkânı bulamıyor. İHH’nın bu bölgelerde yaptığı yetimhaneler hem barınma hem de eğitim ihtiyacını karşılıyor. Büyük deprem sonrası Pakistan’da inşa edilen yetimhaneler, yetim kalan çocukları kötü amaçlı kuruluşlar ve suç örgütlerinin tasallutundan korumak amacı taşıyordu. Günümüzde eğitim merkezlerine dönüşmüş olan İHH yetimhane ve kolejleri, Pakistan’ın seçkin eğitim kurumları arasında yer alıyor. Etiyopyalı yetimlere ve yetim ailelerine eğitim desteği vermek için Barbaros Eğitim Merkezi’ni inşa ettik. Merkezde bulunan konferans salonunda çeşitli konularda eğitimler verilirken, bilgisayar ve terzilik atölyeleriyle yetim aileleri için kalkındırma projeleri uyguluyoruz. Ayrıca yetimlerin okul derslerine yardımcı kurslar ve sosyal etkinlikler içeren yaz kampları düzenliyoruz.

BİR YETİME SPONSOR OL

Yetim Dayanışma Günlerihttps://antalyaihh.org.tr/bagis/

İHH’nın organizasyonuyla her yıl Türkiye’den yola çıkan gönüllü ekipler dünyanın dört bir yanındaki yetimleri ziyaret ediyor, yardımlar yapıyor, yetimhaneler açıyor, çalışmaları yerinde denetliyor, yetimleri sevindirip ihtiyaçlarını karşılıyor. Her yıl tekrarlanan bu iyilik seferberliğine Yetim Dayanışma Günleri diyoruz. Yetim Dayanışma Günleri, yıl içerisinde yetimler için düzenlediğimiz en önemli faaliyetlerimizden biri. 2020 yılında 10’uncusu düzenlenen Yetim Dayanışma Günleri’nde Türkiye dâhil 25 ülkede, 236 proje gerçekleştirdi. Türkiye’de çeşitli şehirlerde 18 proje hayata geçirdi. Uygulanan projelerden 91.548 kişi faydalandı.

Gerçekleştirilen projeler arasında;

  • Yetim ailelerine ev eşyası alımı
  • Yetimhanelerin tadilat masraflarının karşılanması
  • Meslek edindirme kursları ile yetim ailelerine mesleki eğitim
  • Yetim ailelerine dükkan açılması, balıkçı teknesi, dikiş makinesi veya yetiştirebilecekleri hayvan alımı
  • Sağlık taramalarının yapılması
  • Maddi durumu iyi olmayan yetimlerin evlendirilmesi
  • Kırtasiye ve kitap ihtiyaçlarının giderilmesi
  • Piknik, uçurtma şenlikleri gibi eğlence programları düzenlenmesi gibi yüzlerce faaliyet var.

815 Milyon İnsan Açlık Sınırında

“Haşim önde biz arkada yürüyoruz. İki odalı yıkık dökük bir evin yanında duruyor. ’13 kişi burada kalıyoruz. Kalp hastalığım var ancak hamallık yapmak zorundayım,’ diyor ve iki gündür komşuların getirdikleriyle karınlarını doyurduklarını ekliyor. ‘Eğer biraz param olsaydı 11 yaşındaki oğluma da bir el arabası alırdım, birlikte hamallık yapardık,’ diye devam ediyor. Bize emanet edilen zekat parasını iletince oğluna gülümsüyor. Bir zekatla uzaklarda 13 kişinin hayatının değiştiğine şahit olmak hepimizi şaşırtıyor.”

Ahmet Fatih Madanoğlu, Afganistan, 2021

815 milyon kişi açlık sınırında yaşıyor. Salgın tüm dünyada etkisini devam ettirirken ihtiyaç sahiplerinin omzundaki yük de arttı.

ZEKAT BAĞIŞLA

İhtiyaç sahiplerine selamınızı ve yardımlarınızı birebir elden ulaştırıyoruz. Zekat bağışlarınız kimsesizlerin, ihtiyaç sahiplerinin, savaşların mağdur ettiği çaresiz insanların derdine derman oluyor. Borçlarını ödemelerine, gıda ve kıyafet almalarına, evlerinin ihtiyaçlarını karşılamasına destek oluyor.